Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/39316 E. 2023/327 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39316
KARAR NO : 2023/327
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/924 – 2022/1443
SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/128 Esas, 2021/161 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/924 Esas, 2022/1443 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 02.04.2012 tarihinde Bank … müşterisi olan ve talimat dönemine kadar yalnızca 02.04.2012- 08.10.2012 arası katılım hesabı bulunan, başkaca katılım hesabı bulunmayan sanığın, örgüt liderinin …ya para yatırılması talimatından sonra 31.01.2014 tarihinde 200 TL’lik katılım hesabı, sonrası 04.02.2014 tarihinde 10.800 TL para yatırma işlemi ardından aynı … ilk 200 TL’lik katılım hesabı da eklenerek 11.000 TL’lik katılım hesabı açtığı, sanık savunmalarında, 08.10.2012 tarihinde çekmiş olduğu konut kredisinin ödemelerinde bazen kiracının vaktinde 700 TL’lik kira bedelinin göndermemesi dolayısıyla bankadan kredi ödemelerine ilişkin ihtar aldığını, eşinin esnaf itibariyle ticari itibarına zarar gelmemesi için bahse konu talimat dönemindeki katılım hesaplarının açtığını belirtmiş ise de; sanığın Bank … hesapları incelendiğinde, kredi geri ödemelerinin gecikmesine dair bir kayda, bundan kaynaklı bir mağduriyete uğradığına ilişkin bilgiye rastlanmadığı, bunun yanı sıra talimat döneminde açtırmış olduğu katılım hesaplarının son iki taksidi kalan kredi geri ödemesi 3.500 TL iken 11.000 TL yatırılmasının da savunma açısından tutarsız olduğu, sanığın kamuda görevliyken örgüt iltisakı nedeniyle ihraç edildiği gibi …’da görev yapan kardeşlerinin de FETÖ üyeliğinden işlem gördüklerinin anlaşıldığı, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya dönük olup 17/25 Aralık 2013 sonrası kriminal amaçları açığa çıkmış olan örgütün finans kurumuna talimat dönemine uygun düşecek şekilde katılım hesapları açması şeklinde gerçekleşen eylemin “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, İstinaf Dairesince de aleyhe istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi, usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğundan kararın sanık aleyhine bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince “sanığın tüm aşamalarda ve değişmeyen savunmalarında üzerine atılı

suçlamayı kabul etmeyerek, 2012 yılında ev alacağını, en uygun kredinin …da olduğunu bu nedenle …dan kredi çektiğini ve daha sonra kredi borcunu taksitlerle ve toplu olarak ödediğini bu nedenle …ya para yatırdığını savunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme araçlarından olan ByLock vs. uygulamaları kullandığına, örgütle irtibat ve iltisaklı derneklerde üyeliğinin olduğuna, örgütün tepe yönetiminde yer alan kişiler ile irtibatının olduğuna ve sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığına dair bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, dosyaya celp edilen MASAK ve bilirkişi raporları incelendiğinde sanığın ilk olarak 02.04.2012 tarihinde …da hesap açtığı, ardından yine 04.02.2014 tarihinde katılım hesabı açtığı, bakiye tutarlarına bakıldığında ilk artışın Şubat 2014 tarihinde 11.153 TL olduğu ve Eylül 2015 tarihi de dahil olmak üzere bu miktarın dönemsel olarak bir miktar artmak suretiyle sanığın hesabında bulunduğu, hesap hareketlerinin detaylı olarak incelenmesinde Aralık 2013 tarihinden itibaren düzenli olarak hesabına kira teslimi girişi olduğu ve ana para ödeme taksitleriyle birlikte 11.000 TL ana para girişi olduğu, yine Bank Asyanın TMSF’ye devredildiği tarih olan 29.05.2015 tarihinden sonra da örgüt talimatına aykırılık oluşturacak şekilde Eylül 2015 tarihi dahil olmak üzere hesabındaki bakiye tutarının durmaya ve dönemsel olarak bir miktar artmaya devam ettiği, yapılan bankacılık işlemlerin sanığın savunmasını destekler mahiyette hayatın olağan akışına uygun rutin bankacılık işlemleri olduğu, söz konusu para hareketlerinin örgütsel bir amaca dayandığına dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gibi bu iddiayı destekler başkaca bir yan delilin de ortaya koyulamadığının anlaşıldığı, sanığın hesaplarında tespit edilen artan/azalan para hareketlerinin hayatın olağan akışı içerisinde rutin bankacılık işlemleri olduğu, bu haliyle rutin para hareketlerinin örgütsel talimatla gerçekleştiği hususunda kuşku hasıl olduğu, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre de, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirir kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kanaatine varılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine” karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;

Dosyada mevcut Bank … hesap kayıtları, bilirkişi raporları, MASAK Raporu ve savunmalara göre; sanığın Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği, sanığın kardeşlerinin silahlı terör örgütü üyeliğinden işlem görmelerinin suç

ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği ve savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği de tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/924 Esas, 2022/1443 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.