YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/30728
KARAR NO : 2023/222
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/497 E., 2022/594 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/272 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/497 Esas, 2022/594 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, gerekçeli kararda delillerin açıklanmaması, tartışılmamış olması ve istinaf aşamasında da bu durumun irdelenmemesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, hükmün CMK’nın 230. maddesinde yer alan unsurları içermediği, tanık dinletme taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedilerek sanığın adil yargılanma hakkının elinden alındığı ve suçsuzluğunu ispatlamasına izin verilmediği, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, teşhis işlemlerinin hukuka aykırı yapıldığı, sanığın kendisine ait veya kullandığı hatlardan aradan uzun yıllar geçtiği için HTS kayıtlarındaki kişilerle ne konuştuğunu hatırlamasının mümkün olmadığı, ancak iddia edilen aramaların örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, bu aramaların hayatın olağan akışı içerisinde yapılan görüşmeler olduğu, aksi iddia ediliyorsa aramanın diğer tarafı olan şahısların mahkeme huzurunda dinlenmeleri gerektiği ancak bunun yapılmadığı, bu aramaların ankesörlü telefon arama kriterlerine uymadığı periyodik olarak değerlendirilemeyeceği ve ardışık arama kapsamında da süreklilik arz etmediği, , Bank … hesabının Üniversite kimlik kartları kapsamında kurumlar arasında anlaşma neticesi açıldığı ancak hesap hareketinin olmadığı, dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın söz konusu örgüt ile organik bağ kurup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz edecek şekilde örgüt faaliyetlerine yönelik katılım kast ve iradesinin bulunmadığı, iddia edilen faaliyetlerinin çeşitliliği ve yoğunluğundan söz edilemeyeceği için ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğu, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliyesi ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, sanığın kullandığı değerlendirilen GSM hatlarının sabit hatlardan aranma kaydının olduğu, örgütte mahrem yapılanma içerisinde görev aldığı değerlendirilen … isimli şahıs ile ardışık aranma kaydına rastlandığı ve sanık ile ardışık aranan …’nın Elazığ 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/402 Esas 2018/283 Karar numaralı dosyasında yargılandığı, hakkında mahkumiyet kararı verildiği, sanığın kullandığı değerlendirilen GSM hatları ile örgüt içerisinde ”Doktor/Öğretmen/Hususi Lise Mesulü/Askeri Öğrenci” olduğu değerlendirilen şahıslarla irtibat kaydının olduğu, tanıklar …S’nin, Ö. S.’nin, Y. A.’nın anlatımlarından, sanığın şehir dışı talebe mesulü, askeri öğrencilerden sorumlu abi olarak görev aldığı, örgüt içerisinde gizliliği sağlamak amacıyla Hulusi (K) adını kullandığı, sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyesi olma suçu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk öğelerini içerdiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde görev aldığı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta ermiş olup kastının yoğunluğu, örgüt yapılanmasındaki konumu, sanığın amaç ve saiki nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden cezalandırılmasına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık savunmasında örgüt içerisinde bulunmadığını, herhangi bir görev almadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; ardışık aranma ve irtibat kayıtları, mahkeme huzurunda ve yemin tahtında dinlenen tanıklarla sanık arasında husumet bulunmadığı, tanıkların sanığa suç isnat etmesi için herhangi bir neden olmadığı, dinlenen tüm tanık beyanlarının soruşturma aşaması ve birbiri ile uyumlu olması karşısında sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üye olma şuçunu işlediğinin sabit olduğu kanaati karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Örgütün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik önemine haiz askeri yapılanması içerisinde yer alıp tanık anlatımlarına göre de; … kod adını kullanan …D. isimli şahsın örgütün sohbet toplantılarına katılan ve organize eden; tanık beyanlarından da sanığın askeri mahrem yapılanması içerisinde şehir dışı askeri öğrencilerden sorumlu konumunda görev yaptığı, sanığın öncesinde de örgütte ev abisi olarak görev aldığı ve 0(5..) 60 02 ile biten hattan 2 tekil arama 0(5..) 67 58 ile biten hattan 3 tekil aramalarının olduğu ve örgütte mahrem yapılanma içerisinde görev aldığı değerlendirilen … isimli şahıs ile ardışık aranma kaydına rastlandığı ve sanık ile ardışık aranan …’nın Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/402 Esas 2018/283 Karar numaralı dosyasında yargılandığı, hakkında mahkumiyet kararı verildiği, sanığın kullandığı değerlendirilen GSM hatları ile örgüt içerisinde ”Doktor/Öğretmen/Hususi Lise Mesulü/Askeri Öğrenci” olduğu değerlendirilen şahıslarla irtibat kaydının olduğu; örgüt içerisinde sorumluluk aldığı ve örgütün hiyerarşik düzeni içerisine girdiği görülmüş olup örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra da örgütsel faaliyetler içinde yer alması değerlendirildiğinde ve tüm dosya kapsamıyla uyumlu olarak sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 314. maddesinin 2. fıkrası kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmakla, sanığın örgütteki konumuna göre, örgütün nihai amacını öğrendikten sonra örgütsel faaliyetlerine devam ederek hiyerarşik ilişkiyi sürdürdüğüne ve kastının bulunduğu kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun’un 30 maddenin birinci fıkarası kapsamında belirtilen hata hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
e)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/497 Esas, 2022/594 sayılı Kararının, kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.