Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5448 E. 2023/318 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5448
KARAR NO : 2023/318
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin diğer birçok firma gibi yol süpürme araçlarının vakumlu araçlar olması ve ürünün vakumlu olma özelliğini belirtmesi için VKM ibaresini seri kodu olarak kullandığını, marka veya isim hakkı olarak kullanmasının söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın marka olarak Üstün-El ismini kullandığını, davalı tarafın bir ürünün niteliğini vurgulayan VKM ibaresini 23.02.2017 tarihinde kötü niyetle marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkili firmanın tanınmışlığının VKM ibaresi ile gerçekleşmediğini, müvekkilinin uzun yıllar boyunca VKM’nin bir kod olması sebebiyle tescile gerek duymadığını, davalının müvekkilinin ticari faaliyetlerini kısıtlamak ve zora sokmak amacıyla marka tescil işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin VKM kodunu taşıyan ürünlerin kullanımını durdurması konusunda davalı tarafın ihtar çektiğini, bu durumun davalının kötü niyetini gösterdiğini, kötü niyetli tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin Üstün-El adı altında satış yapıp tanındığını, hiçbir zaman marka olarak VKM’yi kullanmadığını, bir ürünün özelliğini nitelendiren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 ve 6 ncı maddeleri gereğince mutlak ve nisbi red nedenlerinin bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescil edilen VKM markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili karşı dava dilekçesinde; tescilli “VKM” markasının korunmasını, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2002 yılından bu yana VKM markasını kullandığını, marka tescilinin haksız ve kötü niyetli yapılmadığını, davacının ürünün özelliğini vakum kelimesi ile belirtilebileceğini, mutlak red sebebi olabilecek kelimenin vakum olduğunu, VKM’nin bu kapsamda sayılamayacağını, VKM’nin model değil tescil edilmiş bir marka olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu VKM markasının davacı tarafça haksız ve kötü niyetli kullanıldığını, ürünün özelliklerini VKM markasını kullanmak zorunda kalmadan anlatabileceğini, davacı tarafa ihtarname gönderilmesinin yasal gereklilik olduğunu, aksi halde markanın kullanımına sessiz kalmasının muvafakat sayılabileceğini, başka firmaların da VKM ibaresini kullanmasının davacının eylemini yasal hale getirmeyeceğini, vakum kelimesinin sadece yol süpürme araçları için kullanılan bir kelime olmadığını, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci ve 6 ncı maddesinde belirtilen mutlak ve nisbi red nedenlerinin söz konusu olmadığını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) tarafından değerlendirilerek tescilin uygun bulunduğunu, marka başvurusuna da itiraz olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepleri ve kötü niyetli tescilinin müvekkilinin pazardaki faaliyetlerini kısıtlayarak haksız rekabet oluşturmaya yönelik olduğu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna göre 2016/60360 sayılı 21.07.2016 başvuru tarihli “VKM” harflerinden oluşan dava konusu markanın 7. sınıfta süpürme makineleri dahil olmak üzere davalı adına 23.02.2017 tarihinde tescil edildiği, asıl davacı Üstünel firmasının kullandığı katalog içeriğinde sergilediği birtakım ürünlerin görselleri yanında ürüne verdiği kodları ve ürünle ilgili teknik özellikleri de ilan ettiği, ürünleri “VKM 3000”, “VKM 4000”, “VKM 5000” gibi adlar ile tasnif ettiği, kataloğun üstünde kendi marka adı ve ticari adının bulunduğu, ürünlerin de süpürme makineleri olduğu, marka başvurusunun 21.07.2016 tarihinde yapılmış olması nedeniyle hükümsüzlük davasının 6769 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, asıl davalının markasının üç harften oluştuğu, 6769 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca bu harflerin mutlak suretle belli bir tasviri, sözcüğün kısaltması olması gerekmediği, bu işaretlerin 7 nci sınıf ürünler için mutlak red engelini geçtiği, yani ayırt edicilik taşıdığı, tanımlayıcı veya tasvir edici, cins bildirici olmadığı, bu harflerin tescilinin kötü niyet oluşturduğuna ilişkin davacı iddiasının kanıtlanamadığı, “VKM” harflerinin 6769 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddeleri bakımından marka olma engelinin bulunmadığı, başkasına ait bir markanın tescili iddiası bulunmadığı, “VKM” harflerinin kasıtlı ve kötü niyetle tescili iddiasının dayanaksız olduğu, ilgi sektörde “VKM” ibaresinin tasviri bir anlamda kullanıldığına ilişkin bir bulguya ulaşılamadığı, dava konusu olan “VKM” ibaresinden oluşan markanın, ilgili mallar için doğrudan tanımlayıcılık, cins veya vasıf bildiricilik gibi bir özellik taşımadığı, karşı tarafın ise aynı sektörde kullandığı markanın “Üstünel” markası olduğu, iki marka arasında herhangi bir yakınlık veya benzerlik bulunmadığı, karşı davacının iddiasının kataloglarda kullanılan “VKM 3000”, “VKM 5000” şeklindeki açıklamalar olduğu, ilk bakışta karşı davacı markasının bu ibarelerde aynen yer aldığı gözlense de bu kullanımların mahiyetinin değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile karşı davalının ürünlerini tanıttığı stant ve katalogda, internet sayfasında kullanımlarının markasal mahiyet taşımadığı, katalogda veya internet ortamındaki tanıtımlarda bilgi verici mahiyette ibareler yer aldığı, katalogda kendi marka ve isminin ön planda olduğu, internet ortamında “Üstünel” logosu ön planda olup ürün görseli ve şekillerinin altında “VKM 5000 Teknik Özellikler” şeklinde bir ibare yer aldığı, söz konusu ibarenin, gerek katalog, gerekse internet ortamında markasal olarak öne çıkarılmadığı, ürünlerin tanıtımıyla ilgili olarak yanlarında teknik özelliklerini belirten metin içinde kullanıldığı, tarafların içinde bulunduğu sektörde bu türden makinelerin alıcıları veya tüketicileri uzun vadeli kullanılacak bir mal alış verişi yaptıklarından, etraflıca düşünerek ve araştırarak karar verdiklerinden iltibasa düşmelerinin daha zor olduğu, çekişmeye konu olan “VKM” ibaresinin karşı davalı tarafından markasal anlamı vurgulanmadığından kullanımın markaya tecavüz olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı Üstün-El Temizlik Makinaları San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; VKM ibaresinin vakumlu ibaresi karşılığı olarak kullanıldığını gösterir internet sitelerinden alınmış birçok örnek sunulduğunu, tüm bu örneklerde ürünün vakumlu olmasının VKM ibaresi ile ifade edildiğini, örneklerin hem aynı sektörden hem farklı sektörlerden olduğunu, davalının 2002 yılından beri kullandığı markasını yaklaşık 15 sene sonra tescil ettirmesinin haksız ve kötü niyetli tescili desteklediğini, VKM ibaresinin davalıdan önce de Türkiye’de vakumlu ürün üreten her firma tarafından kullanıldığını, bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak müvekkilini sektör dışında bırakmak niyetiyle müvekkiline ihtarname gönderdiğini, resmi marka gazetesinde yayınlanmayan bir tescilin hüküm doğurmayacağını, marka tescilinin 31.03.2017 tarihinde yayınlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak markanın hükümsüzlüğüne ilişkin asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı Çeksan Yol Süpürme Araçları Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ürettiği vakumlu yol süpürme makinaları açısından farkındalık oluşturmak kastı ile VKM ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, bu makinaları üretme ve satmaya tek yetkili firma olduğunu, karşı davalının bu şekilde kullanımının müvekkilinin markasının kullanımı olarak algılandığını, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, ürünün teknik özelliklerinin VKM ibaresi kullanılmadan da belirlenmesinin mümkün olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 2016/60360 sayılı 21.07.2016 başvuru tarihli “VKM” harflerinden oluşan dava konusu markanın 7. sınıfta süpürme makineleri dahil olmak üzere davalı adına 23.02.2017 tarihinde tescil edildiği, başvuru tarihi itibariyle hükümsüzlük davasının 6769 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, 6769 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddesi uyarınca “VKM” harflerinin marka olma engeli bulunmadığı, davalı markasının üç ayrı harften ibaret olduğu, bu harflerin mutlak suretle belli bir tasviri, sözcüğün kısaltması olması gerekmediği, bu işaretlerin 7. sınıf ürünler için mutlak red engelini geçtiği, ayırt edicilik taşıdığı, tanımlayıcı veya tasvir edici, cins bildirici olmadığı, markanın kötü niyetle tescil edildiği iddiasının da kanıtlanamadığı, davalı tarafça ihtarname gönderilmesinin kötü niyetli tescil iddiasını ispatlamadığı, dava konusu olan “VKM” ibaresinden oluşan markanın, ilgili mallar için doğrudan tanımlayıcılık, cins veya vasıf bildiricilik gibi bir özellik taşımadığı, bu marka ile marka sahibinin ürünlerinin, diğer işletmelerin ürünlerinden ayırt edilmesini sağlamasının mümkün olduğu, hükümsüzlük davasının reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, karşı davalının süpürme makineleri ürünlerini “VKM 3000”, “VKM 4000”, “VKM 5000” gibi adlarla tasnif yaptığı, kataloğun üstünde kendi marka adı ve ticari adının bulunduğu, karşı davalının aynı sektörde “Üstünel” markasını kullandığı, ürünlerini tanıttığı stant ve katalogda, internet sayfasındaki kullanımlarının markasal mahiyet taşımadığı, bilgi verici mahiyette ibareler yer aldığı, katalogda kendi marka ve isminin ön planda olduğu, tarafların içinde bulunduğu sektör alıcı veya tüketicilerinin iltibasa düşmelerinin zor olduğu, “VKM” ibaresi karşı davalı tarafından markasal anlamda kullanılmadığından karşı davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından karşı davacı vekilinin istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl davacı ve karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı Üstün-El Temizlik Makinaları San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı Üstün-El Temizlik Makinaları San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, “VKM” ibareli davalı markasının hükümsüzlüğü, karşı dava ise, karşı davacıya ait “VKM” markasına karşı davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 4, 5 ve 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı Üstün-El Temizlik Makinaları San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı-karşı davalı Üstün-El Temizlik Makinaları San. Tic. Ltd. Şti.’ne yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.