Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/12694 E. 2022/3693 K. 16.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12694
KARAR NO : 2022/3693
KARAR TARİHİ : 16.03.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2020/392-2021/1495
İlk Derece
Mahkemesi : … 5. İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı fer-i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 21 Kasım 2016-06 Ocak 2017 tarihleri arasında davalı şirkette çağrı merkezi elemanı olarak çalıştığını, iş akdi belirtilen tarihte ihbar önellerine uyulmadan işverence feshedildiğini, müvekkilin davalı şirkette çalıştığının sigorta kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette iş akdinin başında kararlaştırdıkları ücretin aylık brüt 2.238,00 TL net 1.600,00 TL olduğunu, davalı işveren tarafından müvekkiline çalıştığı süre zarfında hiç bir ücret ödenmediğini, müvekkilinin işe başlama tarihinin 21 Kasım 2016 olmasına rağmen sigorta girişinin daha geç yapıldığını, müvekkilinin iş akdinin 06 Ocak 2017 tarihinde işveren tarafından ihbar önellerine uymadan feshedildiğini beyanla, bildirilmeyen hizmetlerinin eksik yatan sigorta primlerinin de tespitine, bir kısım işçilik alacaklarının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, işçilik alacaklarına ilişkin dava 04/07/2017 tarihli ara karar ile tefrik edilmiştir.
II- CEVAP:
Fer-i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “davanın kabulüne, davacının 21.11.2016-06.01.2017 tarihleri arası dönemde davalı şirket nezdinde brüt 2.238,00 TL ücretle çalıştığının tespitine, yapılan bildirimlerin hükmün infazında Kurumca dışlanmasına” karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince Feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Fer’i müdahil kurum vekili özetle; kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkemenin dava dışı işyerinden yapılan bildirimi davalı işyerinden kabulüne dair kararı kabul etmedikleri, mahkemece eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuşlardır.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-)Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Somut olayda, dosya kapsamından, her ne kadar davacı vekili davacının 21/11/2016-06/01/2017 tarihleri arası davalı şirkette çağrı merkezi elemanı olarak çalıştığının tespitini talep etmiş ise de davacı adına davadışı CMR Sağlık Ltd. Şti.’ne ait 1218509 06 sicil nolu işyerinden 27.10.2016-25.3.2017 arası tam ve kesintisiz bildirim yapıldığı anlaşılmakla, davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde mahkemece, davacının hangi işveren nezdinde tam olarak hangi tarih aralıklarında çalıştığı ve dava dışı işyerinden tam ve kesintisiz bildirimler hakkında davacıya sorularak dava konusu talep açıklattırılıp somutlaştırılmalı, davalı iş yeri ile dava dışı iş yerleri arasında ilişki araştırılarak tespit edilmeli, davacının farklı iş yerlerinde çalışmadığı iddiası varsa bu hizmetlerin iptali sağlanmadan hizmet tespiti yapılamayacağından, bu durumda dava dışı diğer işverenin HMK 124. maddesi gereğince davaya dahil edilmesi sağlanmalı, uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, oybirliği ile 09/03/2022 gününde karar verildi.