Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8202 E. 2023/998 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8202
KARAR NO : 2023/998
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile koşulları oluşmadığından davalının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili ve katılma yoluyla alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin HMK 353/1/b/3 maddesi gereğince kabulü ile … … 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/702 Esas 2021/194 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, davacının borca itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına, davalının istinafı hakkında da davalının istinaf talebi konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi 14.06.2022 Tarihli 2021/1968 E., 2022/1315 K. Sayılı Ek Kararı ile de

1-Dairemizin 27.04.2022 tarih ve 2021/1968 Esas 2022/1315 Karar sayılı ilamının hüküm kısmına 5 numaralı bentten sonra gelmek üzere;

“6-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 2004 İİK’nın 169/a-son maddesi gereğince asıl alacak tutarı olan 300.000,00 TL’nin %20 oranında hesaplanan 60.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” fıkrasının eklenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; … … 15. İcra Dairesinin 2020/23465 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine takip başlatıldığını, ödeme emrinin davacıya 03.12.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, … … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/445 D. … sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, davalının kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icraya koyduğu bononun, teminat senedi olduğunu, bu bononun teminat senedi olduğunun davacı ile lehtar arasında imzalanan belgedir başlıklı sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını ve alacaklı …’a 26.06.2019 tarihli 300.000 TL miktarlı senedin güvence (teminat) olarak verildiğinin açıkça belirtildiğini, işbu sözleşmede davalının şahit sıfatıyla imzasının bulunduğunu, bononun … Mahallesi … Caddesi … Sokak 112 Numaralı binadaki otopark, çevre düzenleme ve iskan işlerinin edinimine karşılık teminat olarak verildiğini davacının bu edinimleri yerine eksiksiz getirdiğini ve sözleşmedeki edimleri yerine geçirdiğini göstermek için idareden … kayıt belgesi aldığını, bunu da davalıya ibraz ettiğini, ancak davalı tarafın bonoyu müstakil bir borçmuş gibi göstererek, salt bonoya dayanarak ihtiyati haciz kararı aldığını ve işbu icra takibini başlattığını belirterek; davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, takibin muvakkaten durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu senedin teminat senedi olmadığını, teminat senedinde bulunması gereken özellikleri taşımadığını, her ne kadar davacının, dava dilekçesinin ekinde suretini sunmuş olduğu ve hangi tarihte düzenlendiği dahi belli olmayan adi yazılı şeklide düzenlenmiş ”BELGEDİR” başlıklı evraka istinaden, davaya konu senedin dava dışı …’a teminat olarak verildiğini iddia ettiğini, ancak davacı ile dava dışı … arasında düzenlendiği iddia edilen ”BELGEDİR” başlıklı evrakın hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini ve davacı yanın kötü niyetli olması nedeniyle, davacı yan aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı tarafça, borçlu hakkında … … 15. İcra Dairesinin 2020/23465 Esas sayılı dosyasında bono dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin taraflara tebliği üzerine 08.12.2020 tarihinde süresi içerisinde huzurdaki davanın açıldığını, bononun unsurlarının tam olduğunu, davacı bononun teminat senedi olduğunu ileri sürmekte ise de takip konusu bononun açıkça hangi ilişkinin teminatı olduğunu gösteren bono üzerinde yer alan bir kayıt ile yahut takip dayanağı senede (vade, tanzim ve miktarı belirtilmek sureti ile) açıkça atıf yapan İİK’nın 169/a-1 maddesinde yazılı nitelikli bir belge ile ispatlanabileceğini, takip dayanağı senet üzerinde senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi senedin teminat senedi olduğunu gösterir senede açıkça atıf yapan İİK’nn 169/a-1. maddesinde sayılı belgelerden de sunulmadığını,ayrıca davacı tarafın takibe dayanak senetten kaynaklanan borcun ödendiğine dair itirazına gelindiğinde borçlu tarafından ödemeye kanıt olarak İİK 169/a maddesinde belirtilen vasıfta belgeler sunulmadığını, bu kapsamda borca itirazın da reddi ile buna bağlı olarak uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiğini, takipte talep edilen faiz oranının yasal olduğunu belirterek davanın reddine, şartlar oluşmadığından tazminat verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuş istinaf dilekçesinin alacaklı yana tebliğ üzerine alacaklı vekili de katılma yoluyla istinaf talebinde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
B-1-Davacı borçlu vekili, takibe dayanak bononu teminat senedi olduğu, iletten mücerretlik özelliğini yitirdiğini yazılı belge ile ispat edildiğini, davalı vekilini bu senedin teminat senedi olduğuna dair ikrarda bulunduğunu, karşılıklı ifa gerektirir edimlerin karşılığında verildiğini cevap dilekçesinde açıkça belirtmesine rağmen davının reddedilmesinin hatalı olduğunu, takip öncesi faize ilişkin itirazların hiçbir şekilde değerlendirilmeden karar verildiğini, mahkemece bu yönden hiçbir inceleme yapılmadığını, takip tarihi itibariyle TCMB Ticari avans faiz oranı %10 iken ve yine dava ve şikayet tarihi olan 08.10.0020 tarihi itibariyle TCMB ticari avans faizi oranı %10 iken takip sonrası faiz oranı olarak talep edilen % 13.75 düzeltilmesine ilişkin yapılan itirazın reddedilmesinin hatalı olduğunu, takibe dayanak bononun teminat senedi olmasından dolayı kambiyo senetlerine mahsus takibe konu edilemeyeceğini, buna bağlı olarak talep edilen ihtiyati haciz yargılama giderlerinin bu takipte talep edilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B-2-Davalı vekili katılma yoluyla vermiş olduğu istinaf dilekçesinde; davacı yan aleyhine %20 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemece bu hususta eksik ve yetersiz gerekçe ile usul ve aykırı olarak reddedilmesinin hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senedin teminat senedi olarak verildiğini, borçlunun sunduğu belge altında alacaklınında imzası olduğundan artık alacaklının iyiniyetinden bahsedilemeyeceğini, senedin teminat senedi olduğunun ispatlanması nedeni ile İİK’nın 169/a-1. maddesi kapsamında davacının borca itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklının kötüniyeti ispat edildiğinden borçlu lehine %20 inkar tazminatına (İİK md. 169/a-6) hükmedilmesi gerektiğinden borçlunun istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek; davacının borca itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına, davalının istinafı hakkında istinaf talebi konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına,

Bölge adliye mahkemesince 14.06.2022 Tarihli 2021/1968 E., 2022/1315 K. Sayılı Ek Kararı ile de;

1-Dairemizin 27.04.2022 tarih ve 2021/1968 Esas 2022/1315 Karar sayılı ilamının hüküm kısmına 5 numaralı bentten sonra gelmek üzere;

“6-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 2004 İİK’nın 169/a-son maddesi gereğince asıl alacak tutarı olan 300.000,00 TL’nin %20 oranında hesaplanan 60.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” fıkrasının eklenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen hem asıl hem de ek kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili gerek asıl karar gerekse ek karara yönelik temyiz dilekçesinde davacının sunduğu belgede senede doğrudan ve açıkca atıf bulunmadığını, senet ile belge arasında bir bağlantı olmadığını, senedin ödeme aracı olarak verildiğini, kendisinin hamil olduğunu ve senedin teminat senedi olduğu iddiasının kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini kendisinin iyiniyetli meşru hamil olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borca itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a-1, 169/a-6 maddeleri

TTK’nın 690. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi asıl ve HMK’nın 305/a maddesi uyarınca verilen 14.06.2022 tarihli ek kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.