YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13674
KARAR NO : 2023/929
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine, sair şikayetlerin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; satış ilanının satıştan makul süre önce kendisine tebliğ edilmediğini, satışa hazırlık yapma hakkının engellendiğini, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği için satış kararının, icra takibinin ve icra emrinin iptali gerektiğini, haciz alacaklılarına satış ilanının tebliğ çıkarılmamasının ihaleye katılımı azalttığını, ilan yapılan gazetenin tirajının yasanın aradığı şartlara uygun olmadığını, asıl borçlu ve bir kısım borçlulara icra emri, kıymet takdir raporu, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; diğer savunmalarının yanı sıra davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Şikayet edilen ihale alıcısı duruşmada; açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; satış ilanının şikayetçi borçluya ihale tarihinden 9 gün öncesinde makul sürede tebliğ edildiği, satış ilanının satış kararına uygun şekilde yerel gazetede ilan edildiği, satışa hazırlık işlemlerine karşı ileri sürülen hususların satış ilanı tebliğinden itibaren 7 gün içinde ileri sürülmediğinden incelenemeyeceği, kamu düzenine yönelik yapılan incelemede fesih nedeni bulunmadığı gerekçeleriyle şikayetin reddine, davacının takibin ve icra emrinin iptaline ilişkin talebi bakımından dosyanın tefriki ile tefrik edilen esas üzerinden yargılamaya devam olunmasına, davacının … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2020/3873 esas sayılı dosyasında alınan satış kararının iptaline ilişkin şikayetine ilişkin dosyanın tefriki ile tefrik edilen esas üzerinden yargılamaya devam olunmasına, … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/226 esas sayılı dosyasında yapılan ihalelerin feshine ilişkin talebi bakımından dosyanın tefriki ile tefrik edilen esas üzerinden yargılamaya devam olunmasına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu, alacaklının açılan davayı kabul ettiğini mahkemece bu konuda karar verilmediğini, satış ilanının makul süre öncesinde tebliğ edilmediğini, ihaleden dokuz gün önce Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ yapıldığını, satışa hazırlık yapılması için makul süre tanınmadığını, bu durumun ihalenin feshi nedeni olduğunu, gazete tirajının yasanın aradığı şartlara uygun olmadığını, borçluya hesap kat ihtarnamesi usulüne uygun tebliğ edilmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılamayacağını ve ihale yapılamayacağını bu nedenle ihalenin feshi gerektiğini, asıl borçlu ve bir kısım borçlulara icra emri, kıymet takdiri raporu, satış ilanı usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; ihalenin feshi davasının yasal hasmının alacaklı ve alıcı olduğu, alıcı tarafından davayı kabul beyanı olmadığı, kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliğ edildiği iddiası olmadığı, satış ilanının 22.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığı, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığı, zarar unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; davayı açmakta hukuki yaraları olduğunu, kıymet takdiri raporları, satış ilanı, hesap kat ihtarlarının şikayetçi borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, doğrudan Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapılan tebliğler ile hem icra emri hem de kıymet takdiri raporlarına karşı itiraz haklarının ellerinden alınarak usülsüz olarak kesinleştirildiğini, taşınmazın hali hazırda değerinin 2.500.000 TL tutarında olduğunu, taşınmazın değerinin 2022 yılı itibariyle yükseldiğini, ihalenin feshi davasında icra dosyasının kül halinde değerlendirilmesi gerektiğini ancak mahkemece tefrik kararı verildiğini ve dosyaların neticesinin de beklenmediğini, satış ilanı tebliği ile ihale günü arasında makul süre olmadığını, gazete ilanının tirajının yasanın aradığı şartlara uygun olmadığını, alacaklının davayı kabul ettiğini, ihale alıcısının davayı kabul etmemesinde bir hukuki yararı olmadığını, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 134 üncü ve devamı madde hükümleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.