Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/10231 E. 2009/6156 K. 24.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10231
KARAR NO : 2009/6156
KARAR TARİHİ : 24.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senetle müvekkili şirketin hiçbir ilgisi bulunmadığını, icraya konu senetler üzerindeki imzaların şirket ortakları veya yetkilisine ait olmadığını, ayrıca senet üzerinde şirket borçlu gösterilmesine rağmen şirketin kaşesinin bulunmadığını, senetlerin sonradan ve sahte olarak düzenlendiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin takibe konu senette iyiniyetli 3. kişi durumunda olduğunu, senette tahrifat yapılmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre senedin tanzim tarihi olan 30.07.2003 tarihinde davacı borçlu şirket yetkilisinin … … olduğu, takip konusu senetteki her iki imzanın da şirket yetkilisi … …’e ait olduğu, … …’in 24.04.2008 tarihli celsedeki imzalı beyanından anlaşıldığı, davacı şirketin davalıya borçlu olmadığına yönelik iddiasını ispatlayamadığı, tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilmediğinden davalının tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının da yer aldığı bir kısım kişiler hakkında örgüt kurmak, sahte senet düzenlemek vs. suçlarından ceza mahkemesinde dava açıldığı ve halen devam etmekte olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 53. maddesi uyarınca maddi vakayı saptayan ceza mahkemesi kararları hukuk hakimini bağlayacağından davalı hakkındaki ceza davasının sonucu beklenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ceza mahkemesi sonucu beklenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.