Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6457 E. 2023/1185 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6457
KARAR NO : 2023/1185
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2015/1 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, olay yerinde olmadığına ve atılı suçu işlemediğine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği herhangi bir sebebe dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında yakalama kararları bulunan sanığın … plakalı aracı sahte sürücü belgesi ile kullandığı ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk kuvvetlerinin, aracı kullanan kişiyi tespit etmek adına kimlik kontrolü için belge istediğinde, sanığın suça konu … adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz edip kontrol sırasında olay yerinden hızlı adımlarla uzaklaşarak kaçtığı, aracın resmi kayıtlarda sahibi olarak gözüken ve aynı zamanda sanığın annesi olan Becide Aras’ın aracı teslim almaya geldiği sırada aracı oğlunun kullandığı ve yakalamalarının olması nedeniyle böyle bir yola başvurduğunu beyan etmesi üzerine tutanak tutulduğu ve sanık hakkında atılı eylemleri nedeniyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, olay yerinde olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. 22.08.2014 tarihli araştırma tutanağı, 09.08.2014 tarihli muhafaza altına alma ve teslim tesellüm tutanakları ile suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiğine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunun dosya arasında yer aldığı anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından belge üzerinde inceleme yapılmış ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
5. Sanık savunması, bilirkişi raporu, araştırma tutanağı, muhafaza altına alma ve teslim tesellüm tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
6. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan beraat hükmü temyize konu edilmemiştir.

IV. GEREKÇE
1. 22.08.2014 tarihli araştırma tutanağı, 09.08.2014 tarihli muhafaza altına alma ve teslim tesellüm tutanakları ile suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiğine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu karşısında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2015/1 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.