Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/636 E. 2023/99 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/636
KARAR NO : 2023/99
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının taraflar arasında 09/01/2012 tarihinde imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalıya ait … ilçesi 36709 ada 5 nolu parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bir bina inşa etmeyi üstlendiğini, davacının taahhütlerini yerine getirmek amacı ile bir takım girişimlerde bulunduğunu, ancak taşınmaz üzerinde 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/401 Esas sayılı dosyadaki ihtiyati tedbirin davacıdan gizlendiğini, kaydın sözleşme tarihinden sonra işlendiğini, bu tedbir nedeniyle çalışmalarını yapamadığını, davalının sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmenin 18. maddesi gereğince davacının yaptığı giderlerin 5 katı tutarındaki giderleri karşılamak zorunda olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL seçimlik ceza ve yüklenicinin sözleşmenin ifa edilip daireleri satamaması nedeniyle yoksun kalınan kâr karşılığı şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin, ıslah işlemi ile 357.631,95 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme konusu davalıya ait taşınmazın dava konusu olduğunu, davacının üzerinde tedbir olduğunu bildiği halde ısrar etmesi sonucunda davacı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının, davalı tarafından verilen vekaletname uyarınca tapu sicil müdürlüğüne bizzat başvurup üzerinde tedbir şerhi gözükmeyen tapu kaydı temin ettiğini, davacının iddialarının doğruyu yansıtmadığını, tedbirin mevcudiyetinin davacı tarafından bilindiğini, gizlemenin söz konusu olmadığını, müvekkilinin sözleşmenin 18.maddesine aykırı bir davranışının olmadığını, davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, diğer taraftan davacı tarafça masraf olarak belirtilen kalemlerin çoğunluğunun gerçek olmadığı gibi, sözleşmeden ve sözleşme konusu taşınmazdan kaynaklı masraf yapılmadığını, davacının müvekkiline ait taşınmazın bitişiğindeki komşu taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak müteahhit sıfatıyla bir bina yaptığını bu bina nedeniyle yapmış olduğu giderleri sanki davalıya ait taşınmaza yapmış gibi göstermeye çalıştığını, davalıya ait sözleşme konusu taşınmazda hala hafriyat yapılmadığı halde hafriyat yapıldığından bahisle istekte bulunduğunu, yine komşu taşınmazda yapılan binada kaynaklı istinat duvarı yapıldığı halde yapılmış istinat duvarının davalının taşınmazı için yapılmış gibi gösterilmeye çalışıldığını, diğer harcama ve faturaların da aynı kapsamda olduğunu, kâr yoksunluğu talebinin de haksız ve tutarsız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 09/01/2012 tarihinde imzalandığı, davalıya ait tapu kaydı üzerindeki ihtiyati tedbirin Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/56 (Yeni: 2011/401) Esas sayılı dosyası üzerinden 23/02/2016 tarih ve 2006/56 Esas sayılı müzekkereye dayalı olarak 24/02/2006 tarih ve 3055 yevmiye numarası ile tapu kaydına şerh edildiği, davacı vekilinin sözleşme tarihinde inşaat yapılacak taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir bulunduğunun müvekkiline gösterilen tapu kaydında görünmediğini beyan ederek, dava dilekçesi ekinde sunduğu takyidatsız 27/03/2012 tarihli bilgisayar çıktısı tapu örneğine dayandığı, … Tapu Müdürlüğünden getirtilen belgelerden davacının el yazısı ile … Tapu Müdürlüğüne hitaben yazdığı 27/03/2012 tarihli dilekçe ile 36709 ada 5 nolu parselin takyidatsız tapu kaydının kendisine verilmesini istediği ve buna göre aynı tarihte takyidatsız tapu kaydının kendisine verildiğinin anlaşıldığı, davacı yüklenicinin tacir olduğu, davaya konu işin TTK’nın 12/III. maddesi anlamında bir ticari iş olduğu, bu nitelikte bir işi yüklenen davalının TTK’nın 20/II. maddesi gereğince ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli (öngörülü) bir iş adamı gibi hareket etmek mecburiyetinde olduğu ve inşaat yapacağı arsayı tüm yönleri ve nitelikleri ile incelendiğinin ne tür ve nasıl bir inşaat yapabileceğini belirlemesi açısından sözleşmenin imzalanmasından önce arsanın takyidat ve imar durumunu tespit ettiği ve buna göre taahhüt altına girdiğinin kabulunün zorunlu olduğu, davalıya ait arsa üzerinde bulunan ihtiyati tedbir hukuki bir ayıp ise de, bunun sözleşme tarihinden önce mevcut olduğu, davacı yüklenicinin bunu tespit edip öğrenmesinin mümkün bulunduğu, davacının sözleşme imzalandıktan sonra dahi tapunun takyidatsız bir örneğini istemesinin iyi niyetli bir davranış sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; … Tapu Müdürlüğünden istenen belgelerde tapu üzerine ihtiyati tedbirin dava dışı Cabir Genç’in dilekçesi üzerine sözleşme imzalandıktan yaklaşık 3,5 ay sonra 24/04/2012 tarihinde konulduğunu, müvekkilinin 19. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davadan ve tedbir şerhinden haberi bulunmadığını, davanın ve şerhin müvekkilinden gizlendiğini, hiçbir tacirin üzerinde tedbir olan arsa için 70.000,00 TL masraf yapmayacağını, sözleşmenin imzalanmasından sonra tapu müdürlüğünden takyidatsız tapu kaydı istenmesinin rutin bir işlem olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ile dava dışı Cabir Genç arasındaki 19. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davadan ve tedbir şerhinden haberi bulunmadığını, davanın ve şerhin müvekkilinden gizlendiğini,

Hiçbir tacirin üzerinde tedbir olan arsa için 70.000,00 TL masraf yapmayacağını, arsa üzerinde inşaat yapabilmek için gerekli başvuruları yaptığını, projeler çizdirdiğini, tesisat ve sair ihtiyaçlar için gereken harçları yatırdığını,

Sözleşmenin imzalanmasından sonra tapu müdürlüğünden takyidatsız tapu kaydı istenmesinin rutin bir işlem olduğunu, kötü niyet içermediğini, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca cezai şart ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470-486 maddeleri, 125. maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Taraflar arasındaki sözleşme 09/01/2012 tarihli olup taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhi Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/56 Esas sayılı dosyası üzerinden 24/02/2006 tarih ve 3055 yevmiye numarası ile tapu kaydına işlenmiştir.

3.Davacı yüklenicinin dava dilekçesinde dayandığı 27/03/2012 tarihli takyidatsız tapu kaydının … Tapu Sicil Müdürlüğü cevabi yazısına göre bizzat davacı yüklenici tarafından aynı tarihte talep edilen takyidatsız tapu kaydı örneğinin verilmesi istemi üzerine düzenlendiği anlaşılmıştır.

4.Davacı yüklenici tacirdir, davaya konu iş TTK’nın 12/III. maddesi anlamında bir ticari iştir, bu nitelikte bir işi yüklenen davalı yüklenicinin TTK’nın 20/II. maddesi gereğince ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Bu halde inşaat yapacağı arsayı tüm yönleri ve nitelikleri ile incelemesi, ne tür ve nasıl bir inşaat yapabileceğini belirlemesi açısından sözleşmenin imzalanmasından önce arsanın takyidat ve imar durumunu tespit ettiği ve buna göre taahhüt altına girdiğinin kabulü gerekir.

5.Dava konusu arsa üzerindeki tedbir hukuki bir ayıp ise de, sözleşme tarihinden önce mevcut ve davacı yüklenicinin basit bir araştırma ile tespit edip öğrenmesi mümkün bir durum olduğu açıktır. Ayrıca davacı yüklenicinin bizzat sözleşme imzalandıktan sonra tapunun takyidatsız bir örneğini istemesi ve belediyeye yapılacak başvuru işlemlerinde kullanacak olması iyi niyetli bir davranış değildir.

6.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.