Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/941 E. 2023/765 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/941
KARAR NO : 2023/765
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici şirket ile davacılar arasında bir kısmı davacılara ait taşınmazlar ile komşu parseller üzerinde kat karşılığı inşaat yapılmak üzere 30.10.2014 tarihli ön sözleşme düzenlendiği, birleşmeden kaynaklı daire artışları olacağının davalı yüklenici tarafından beyan edildiği, bu nedenle müvekkilleri ile davalı arasında … 9.Noterliğinin 14.01.2015 ve 29.01.2015 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin imzalandığı, ancak davalı tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerinin yerine getirilmediği, inşaata yönelik bugüne kadar herhangi bir çalışmanın olmadığını beyan ederek … 9.Noterliğinin 14.01.2015 tarih ve 1012 yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile … 9.Noterliğinin 29.01.2015 tarih ve 2406 yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin feshine ve dava konusu parseller üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan …’in kendi yerini satmak suretiyle davalıyı zarara uğrattığını, sözleşmenin tarafı olan davacıların 19. maddedeki hususlar için edimlerini yerine getirmediklerinden inşaatın yürümesini engellemiş olduklarını, arsanın sahiplerinin temsilci heyeti seçip müteahhitle ilişkileri düzenleme için herhangi bir girişimde bulunmadıklarını, davalı firmaya kim müracaat ettiyse parasını ve tapusunu da buna göre aldığını, bazılarının ise tapularını aldıktan sonra fazla kazançlı yol arayarak başka müteahhitlerle anlaşma yoluna gitmeye başladıklarını, … 9. Noterliğinde düzenlenen 1012 nolu sözleşmenin 11.maddesinde işe başlama süresinden bahsedildiğini, ancak işe başlanabilmesi için arsa sahiplerinin yerlerini teslim etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaatın teslim tarihinin 29.05.2018 olduğu ancak keşif tarihi itibari ile de arsa üzerinde yeni bir inşai faaliyetin bulunmadığı ve davaya konu olan taşınmazlarda sözleşmeden kaynaklı yapılacak yapı bakımından ilgili belediyelere herhangi bir resmi başvurunun bulunmadığı, kalan inşaat süresinin inşaatı teslim bakımından olağan yeterli süre olmadığı, bu yönü ile davalının edimlerini yerine getirmede sözleşmeye aykırı davrandığı ve temerrüde düştüğü gerekçesi ile; davanın kabulüne, taraflar arasında düzenlenen … 9. Noterliğinin 14.01.2015 tarih ve 1012 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile … 9. Noterliğinin 29.01.2015 tarih ve 2406 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshine, karar kesinleştiğinde dava konusu taşınmazlar üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, tahkikatın konusunun, ön inceleme tutanağıyla belirlenen uyuşmazlığın halli bakımından önem taşıyan, taraflar arasında çekişmeli bulunan vakıaların, bunlara ilişkin deliller üzerinden, yargılama yapmaya ve hüküm vermeye elverişli ölçüde tespit edilmesi olduğunu, kanuni düzenlemelere rağmen mahal mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi’nin 2018/801 Esas , 2020/948 Karar sayılı kararına aykırı olarak tahkikat aşamasının içine girmediğini, sadece tahkikat aşamasında olunduğunu şeklen söylediğini, yargılama safhasında da delillerinin incelenmediğini, bilirkişi raporuna vaki itirazlarının değerlendirilmediğini, tanıklarının dinlenilmediğini, mahkemece tahkikat aşamasında yapılması gerekli hiçbir işlemin yapmamasına takiben sözlü olarak tahkikat aşamasının bittiğini söylediğini, bu durumun tahkikat aşamasının usulüyle yapılmadığının göstergesi olduğunu, tahkikat aşaması usulüne uygun yapılmadan sözlü yargılamaya geçilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin davalıya tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeyerek hüküm vermesinin bozmayı gerektirdiğini, dava dışı kamuya ait parsellerin satın alınmasının geciktirilmiş olduğu, bu konuda davalı müvekkiline bir kusur atfının mümkün olmadığı, sözleşme akdedilen kişilerin kendilerine ait hisseleri hile ile başkalarına devrettiği, tapusu olmayan yerlerin alınmasının, sözleşme şartı olmayıp seçimlik olduğu, noter harici sözleşmeye göre inceleme yapıldığı, noter sözleşmesine göre, davacıların kusurları sebebiyle inşaatta geç kalınması, dava konusu yerin davacıların oğluna devredilmesi nedeniyle, inşaata başlanmasının imkansız hale gelmesi, davalı müvekkilinin Komşu Parsellerle Tevhit yapılacağı Vaadi olduğu, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, bilirkişi heyetinin sözleşme dışı tapu devrini hiç görmediğini, davacılardan bir kısmının dürüstlük kuralına aykırı olarak gayrimenkulünü satıp devrettiğini, dolayısıyla müvekkilini dava etme hukuki yarar ve hukuki hakkı olmadığını, sırf bu sebeple bile davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece yapılan keşif tarihinde dahi yapı ruhsatının alınmadığı, bu konuda müracaatta bulunulmadığı anlaşılmış olup, davalı tarafça gecikme sebebi olarak ileri sürülen savunma sebepleri ispatlanamadığı gibi yüklenici davalının sözleşme yaparken basiretli tacir gibi tüm koşulları öngörerek sözleşmedeki süreleri belirlemesi gerektiği hususu değerlendirildiğinde, gecikmenin yüklenici davalının kusurundan kaynaklandığı, bilirkişi raporuna göre de kalan sürede inşaatın tamamlanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve taşınmaz üzerindeki şerhlerin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 125,470-486 maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Davalı vekilinin usule yönelik temyiz itirazları değerlendirildiğinde, mahkemece verilen 13/02/2018 tarih, 2016/342 E., 2018/68 K. sayılı karar, istinaf dairesinin 29/09/2020 tarih 2018/801 E., 2020/948 K. sayılı kararı ile “tahkikat aşaması usulünce sona erdirilmeden ve sözlü yargılama aşaması atlanarak hüküm tesisinin doğru olmadığı” gerekçesi ile kaldırılmış, kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince 09/02/2021 tarihli duruşmada tahkikat aşaması bitirilmiş olup usulüne uygun olarak tarafların tahkikatın tümü hakkında beyanları alınmış, gelecek celsenin sözlü yargılama olarak görülmesine karar verilmiş, ve 16/03/2021 tarihli duruşmada sözlü yargılamaya geçilerek hüküm verilmiştir. Yine davalı tarafın tanık delili ile ispatlayabileceği bir hususun da bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin usule ilişkin temyiz sebepleri yerinde değildir.

2.2. Davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazları değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanmış olan … 9. Noterliğinin 14/01/2015 tarih ve 1012 yev. nolu, aynı noterliğin 29/01/2015 tarih ve 2406 yev. nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa yapı karşılığı inşaat sözleşmesinin işe başlama ve süreler başlıklı 11/1 maddesinde müteahhidin işbu sözleşmenin noterde onaylanmasından sonra arsa sahiplerinin milli emlak ve ilgili belediyeden v.s. alımını yaptıktan sonra ayrıca arsa sahiplerinin arsaları üzerindeki ipotek şerh v.b. kaldırıldıktan ve söz konusu inşaat projesinin yapımı için gerekli prosedürleri tamamladıktan sonra en geç 6 ay içinde ruhsat alınacağı, 11.2 maddesinde sözleşme konusu inşaatın eksiksiz olarak teslim süresinin 30 ay olduğu, müteahhide 4 ay ek süre verilmiş sayılacağı kararlaştırılmıştır.

2.3. Yukarıda yazılı sözleşmenin 11. maddesine rağmen, mahkemece yapılan keşif tarihinde dahi yapı ruhsatının alınmadığı, davalı tarafça gecikme sebebi olarak ileri sürülen savunma sebepleri de ispatlanamadığı gibi, gecikmenin yüklenici davalının kusurundan kaynaklandığı, bilirkişi raporuna göre de kalan sürede inşaatın tamamlanma imkanının bulunmadığı anlaşılmakla davalının temyiz sebepleri yerinde değildir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.