Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6238 E. 2009/3832 K. 29.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6238
KARAR NO : 2009/3832
KARAR TARİHİ : 29.04.2009

Mahkemesi : …. Asliye (Ticaret) Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, yüklenici firma olarak müvekkili şirketin 3.katlı yapının inşaatına başladığını,inşaatın kalan beton imalatlarını davalı firmadan satın aldığı hazır beton ile tamamladığını, beton dökümü aşamasında alınan numunelerin yapı denetim firması tarafından 7 ve 28 günlük basınç deneyine tabi tutulması sonucunda elde edilen değerlerin Proje Beton sınıfı olan C 20 değerlerine uygun olmadığından yıkım kararı alındığını, davalı firmanın hizmet kusuru nedeniyle dava tarihine kadar müvekkilinin uğradığı zararların toplamının 23.162.00 YTL olduğunu, davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin işlerinin sekteye uğradığını, mal sahibine karşı mahcup olduğunu, kamuoyu nezdindeki güveni zedelenip, itibar kaybına uğradığını iddia ederek 23.162.00 YTL maddi ve 25.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı tarafın maddi zararlarının 23.162.00 YTL olduğu şeklindeki taleplerini kabul etmediklerini, burada ele alınan kalemler abartılı olduğu gibi hesaplamaya esas alınan değerlerin piyasa değerlerinin üzerinde ve çok fahiş olduğunu, manevi tazminat talebinin koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacıya teslim edilen hazır betonun C 20 evsafında olması ve süreli testlerde istenilen niteliklere haiz olması gerektiği halde yapılan üst üste testlerde betonun bozuk olduğu ve kolonların yıkılması gerektiğinin ortaya çıktığı, bu haliyle ayıbın gizli ayıp olduğu, tespit edilir edilmez davalıya durumun bildirildiği, davacının ayıplı malı kabul etmiş sayılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı,bu olay nedeniyle işin tamamlanmasında gecikme yaşandığı, tespit sonucu zararın, hurda demir bedeli düşüldükten sonra 3.775.YTL olduğunun belirlendiği, davacının önceden hazırlık yapması mümkün olmayan kalemlere ilişkin fiyat farkı talep etmesinin uygun görülmediği, davacının gecikmeyi telefi olanağı bulunduğu gibi kendisinin kira tazminatı ödemesi gereken tarih davanın açıldığı Haziran 2006’dan çok sonra Eylül 2006 tarihini müteakip olup, henüz doğmamış bir zararın telafisi istenemeyeceğinden, daha sonra oluşması muhtemel zararlar için önceden tazminat davası açılamayacağından davacının yapımın gecikmesi nedeniyle uğrayacağı kira ödemesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, kazanç mahrumiyeti isteminin de hukuka uygun görülmediği,manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.775.00 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan üç kişilik bilirkişi heyetinde yer alan inşaat mühendisi Serdar Kulaksızoğulları 06.06.2007 havale tarihli üçlü bilirkişi raporunu imzalamasına ve böylece heyet raporunda yer alan sonuç ve kanaati benimsemesine rağmen, ayrıca 28.05.2007 tarihli sadece kendisi tarafından imzalanmış olan ve heyet halinde düzenlenen rapordaki sonuçtan farklı bir sonucu içeren bir raporu mahkemeye sunmuştur. Böylece adı geçen bilirkişinin kanaati yönünden çelişki oluşmuştur.Mahkemece usule uygun olmayan bu husus üzerinde durulup, çelişkinin giderilmesi gerekirken bu yönlerin göz ardı edilmesi doğru olmadığı gibi davacının heyet raporuna yönelik itirazları da değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının şimidilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.