Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/861 E. 2023/1178 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/861
KARAR NO : 2023/1178
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2013/17 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü
maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, çekin zorunlu unsurları taşımadığına, suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
2. Katılan vekilin temyiz isteği; katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Keşidecisi katılan, lehtarı sanık olarak görünen 25.09.2011 tarihli ve 16.750 TL bedelli suça konu çekin bankaya ibrazı üzerine sahte olduğu tespit edilmiş ve sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26.04.2012 tarihli ekspertiz raporu ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 03.07.2015 tarihli raporlarında, suça konu çekin tümden sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu, çekin ön yüzündeki keşideci imzası ile katılanın mevcut mukayese imzaları arasında aynı elden çıktıklarını gösterir yeterlik ve nitelikte bulgu saptanmadığı, çekin arka yüzündeki 1. ciro bölümünde yer alan “…” isim yazısı ve altındaki imzanın sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle, suça konu çeki kendisine 9.000 TL kadar borcu olan …’den aldığını, …’in açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini beyan etmiştir.
4. Katılan özetle, suça konu çekin kopya çek olduğunu, çeki kendisinin düzenlemediğini ve çekle ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
5. Mahkemece, sanığın suça konu çekin sahteliğini bilerek kullandığı kabul edilerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın suça konu çeki açık kimlik ve adres bilgilerini açıklayamadığı… isimli kişiden aldığını savunması, suça konu çekin kullanılması nedeniyle elde edilen menfaatin sanığa ait olması, Heyetimizce dosyada fotokopisi bulunan çekin incelenmesinde zorunlu unsurları taşıdığının belirlenmesi ve katılanın kovuşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmediğinin anlaşılması karşısında; duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan ve katılan lehine vekalet ücretine hükmetmeyen Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2013/17 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.