Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5722 E. 2009/8967 K. 07.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5722
KARAR NO : 2009/8967
KARAR TARİHİ : 07.10.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, davalının bonolara dayalı olarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini, oysa senetteki imzaların müvekkili kooperatif yöneticilerine ait olmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, davacı kooperatifin inşaatının taşeronu olan davadışı ……, nin alt taşeronu olup, müvekkilinin imzalanan sözleşme uyarınca, inşaatın hafriyat işini yüklendiği ve edimini yerine getirdiğini, yaptığı işin karşılığı olarak da adı geçen dava dışı …’den bonolar alıp, bono bedellerinin ödenmediği için de dava konusu takiplere geçildiğini ve takiplerin kesinleştiğini öne sürerek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı kooperatif ile dava dışı … arasında bonoların düzenlemesini gerektirecek bir ilişki olduğu ve yine adı geçen davadışı şahıs ile de davalı arasında benzer bir ilişki kurulduğu, bonodaki ciroların kooperatif kaşesi altında atıldığı, davalının söz konusu bonoları, davacının zararına kabul ettiği savunmasında da isabet bulunmadığı, bonolarla davacı adına imzaları bulunan davadışı şahısların bonoların tanzim tarihinde davacı kooperatifin yöneticileri olduğu, dava ve takip konusu bonolardaki ciroların kooperatif kaşesi altında gerçekleştirildiği, TTK’nun 599.maddesi uyarınca davalının bonoları davacı borçlunun zararına temellük ettiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı kooperatif dava konusu senetlerde lehtar konumunda olup, davacı vekili lehtar davacı kooperatif kaşesi altında bulunan imzalardan birinin kooperatif yetkilisine ait olmadığını iddia etmiş, başka bir anlatımla sahtecilik iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece alınan 25.04.2005 tarihli bilirkişi raporunda bonolar arkasında kooperatif kaşesi altına atılan ciro imzasının yönetici …’un eli ürünü olmadığı hususu tespit edilmiştir. Davacı kooperatifin 24.06.2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla, çift imza ile temsil edileceği, başkanın yanında diğer bir üyenin imzasının bulunması gerektiği kararlaştırılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece davacı kooperatif adına atılan ciro imzalarından birisinin sahte olduğu saptandığına göre geçerli diğer ciro imzasının davacıyı bağlamayacağı ve mutlak def’ilerden olan sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.10. 2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.