Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11045 E. 2022/15876 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11045
KARAR NO : 2022/15876
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
No :

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Her ne kadar temyiz incelemesine konu eldeki dava dosyasında kusur raporu alınmadan rücuan tazminat dava dosyasında tespit edilen kusur oranlarına göre karar verilmiş ise de istinaf mahkemesi nezdinde kesinleşen rücuan tazminat dava dosyasında verilen karara esas alınan kusur raporlarında davalının %80, kazalı sigortalının %20 oranında kusurlu bulunması, bu suretle rücuan tazminat dava dosyasında alınan her iki raporun da birbirini teyit etmesi, eldeki dava dosyasında mahkemece hükme dayanak kılınan raporun tarihi belirtilmeksizin bu raporlarda tespit edilen oranlar esas alınarak karar tesis edilmesi, söz konusu oranlara ilişkin ilk raporun oluşa uygun gerekçelerle düzenlenip, sistem durdurulmaksızın ve elle müdahale sonucu sosyal sigorta riskinin gerçekleştiği gerekçesine dayanıldığı, anılan raporların eldeki dava dosyası yönünden kesin delil teşkil etmeyip, güçlü bir takdiri delil teşkil edeceğinin kabulü ve kusur oran ve aidiyetlerinin de 5510 sayılı Yasanın 21. maddesinde öngörülen koşullara uygun oluğu sonucuna varılmakla, kaldı ki … Kurumu tarafından yapılan tahkikat sonucunda düzenlenen inceleme raporunda aynı oranların kabul ve tespit edildiği anlaşılmakla kusura yönelik değerlendirme ve hüküm yerinde görülmüştür.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Somut olayda ilk derece mahkemesi kararından sonra ve fakat bölge adliye mahkemesi kararından önce 2020 yılında davalı … … şirketinin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte Türkiye … ve … Fab. A.Ş. ile birleştiği ve … şirketinin ticaret sicilinden terkin edilmesi ile birlikte tüzel kişiliğinin son bulduğu anlaşılmasına karşın bölge adliye mahkemesi karar ilamı başlığında davalı ünvanının “…” şeklinde gösterilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Bölge Adliye Mahkemesi kararı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 24/05/2021 Tarih, 2019/657 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararının karar başlığında yer alan “…” sözcüklerinin silinerek yerlerine geçmek üzere “Türkiye … ve … … A.Ş.” sözcüklerinin yazılmasına, bölge adliye mahkemesi kararının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

S.D.
K.Şefi:S. ŞEKER