Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1907 E. 2023/519 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1907
KARAR NO : 2023/519
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı hakkında ilamlı icra takibine giriştiklerini, davalının icra emrini tebliğ almasına rağmen borcu ödemediğini ileri sürerek, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ilamlı icra takibine konu borcu ödemediği, borçlu şirket yetkilisinin dinlenmek için çağrıldığı duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle, davalı borçlunun İİK’nın 177/4. maddesi uyarınca iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının sadece ilamlı icra takibi yaptığını, iflas yoluyla takip yapılmadan borçlunun iflasının istenemeyeceğini, ilamda davalı olarak yer alan diğer bir şirket hakkında da takip yapmadan müvekkili hakkında iflas davacı açılmasının yasaya aykırı olduğunu, yargılamada yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilama bağlı alacağın icra emri ile istenildiği halde ödenmemiş olması halinde, İİK’nın 177/4. maddesi uyarınca, iflasa tabi olan borçluya doğrudan doğruya iflas davası açılabileceği, bu halde borçluya icra emri tebliğinin yeterli olduğu, ayrıca iflas ödeme emri tebliğine gerek bulunmadığı, somut olayda, icra emrinin, davalı şirket vekiline tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine işbu davanın açıldığı, iflas avansının yatırıldığı, ilanları yapıldığı, şirket temsilcisinin çağrıldığı ancak duruşmaya katılmadığı, sonuç olarak, ilk derece mahkemesince İİK’nın 177. maddesine dayalı olarak iflas kararı verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davacı tarafın yabancı olmasına rağmen MÖHUK 48. maddesi uyarınca yeterli teminatı göstermediğini, mahkemece teminat zorunluluğu olduğu tespit edimiş olmasına rağmen sadece maktu vekalet ücreti kadar teminat alındığını, bu miktarın müvekkili şirketin tüm zararlarını karşılamaya yeterli olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 177. maddesine dayalı doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi ile 370 ve 371 inci maddeleri ve İİK’nın 177. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.