Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4133 E. 2023/517 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4133
KARAR NO : 2023/517
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/529 E., 2015/914 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ,24.06.2015 tarihli ve 2014/529 Esas, 2015/914 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin b fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından beraate karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın 2008 ve 2009 yıllarında sahte fatura düzenlediği vergi raporları ile belirlenmesine rağmen bu yıllar yönünden beraat hükümleri verilmesi ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; 2010 ve 2011 takvim yılları yönünden defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmadan ve hangi faturaların sahte olduğu tespit edilmeden eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulmasının bozma nedeni yapılması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Tasfiye halinde Ekol Demir…Ltd.Şti yetkilisi olan sanık hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği ve kullandığı iddiasıyla 213 sayılı Vergi Usulu Kanunu’nun 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaaya uygun olarak dava açılmış, mahkemece sahte fatura kullanma suçları yönünden hüküm kurulmamıştır.
2. Sanık savunmasında atılı suçlamaları kabul etmediğini, mal alımı yaptığı bazı firmalar hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle kendisi hakkında da dava açıldığını, kendisinin vergi kaçırmaya çalışmadığını, vergi raporları nedeniyle Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinde davalar açtığını beyan etmiştir.
3. Dosya arasında mevcut 22.05.2013 tarihli, 2013-A-1222/12 sayılı Vergi Tekniği Raporunda özet olarak sanığın ba/bs beyanlarında mal alımında bulunduğunu beyan ettiği çok sayıda firma hakkında sahte fatura düzenleyicisi oldukları yönünde vergi raporları bulunduğu, mal alışları sahte ise satışlarının da sahte olacağını, mükellefin ödemelerde kullandığı çekleri tahsil eden kişilerin çeklerin gerçek cirantası değil, mükellef için çekleri tahsil eden kişiler olduklarını ve yüksek bedelli kdv matrahlarına rağmen sahte faturalar nedeniyle cüzi miktarlı ödenecek KDV çıktığını ve sanığın sahte fatura düzenleyip kullandığı kanaati bildirmiştir.
4. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda mükellefin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmadan dosyada mevcut vergi raporu ve vergi mahkemesi kararları incelenerek kanaat bildirildiği, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlendiğine dair delil bulunmadığı yönündeki ve 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlendiği yönündeki kanaatinin Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin kararlarına atıfla beyan edildiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerinin gerekçesinin dosya arasında mevcut 05.03.2015 tarihli bilirkişi raporu olduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemece sanığın düzenlediği faturaları kullanan mükellefler hakkında, inceleme yapılıp vergi raporu düzenlenip düzenlenmediği, sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akıbetleri yönünde araştırma yapılmamış, Vergi müfettişlerince dinlenen mükellef şirket çalışanları ve mükellefe ait çekleri tahsil eden şahıslar mahkemece dinlenmemiştir.
7. Mahkemece 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından beraat, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından mahkumiyet hükümleri verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan da dava açıldığı halde bu suçtan hüküm kurulmadığı belirlenmekle, ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1. Sanık savunmaları ve dosya kapsamı nazara alınarak maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,

d) Faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
e) Suça konu faturaların düzenlendiği tarihlerde mükellef şirkette çalışan kişilerin ve mükellefe ait çekleri tahsil edip yeniden şirket yetkililerine verdikleri iddia edilen Müjdat Türk ve Güven Yılmaz isimli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması,

Sonucuna göre tüm deliller toplandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
2. Suçların sübutu halinde, hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ıncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nin 7 inci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri nedeniyle katılan idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücreti tayin edilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2014/529 Esas, 2015/914 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.