YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6149
KARAR NO : 2023/1531
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz isteminde bulunduktan sonra, sanığın 15.06.2022 ve 22.03.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçtiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/260 Esas, 2020/238 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında ayrıca 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejiminine göre çektirilmesine, sanıklar … , … ve … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/932 Esas ve 2021/2242 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla; Sanıklar …, …, …, … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … , … ve … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık … hakkında 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık … hakkında 58 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi uyarınca meşru savunmada sınırın aşılması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine,
2. Kabule göre de, sanık … yönünden yasal koşulları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümleri uygulanarak sanık … hakkında eksik cezaya hükmolunduğuna,
İlişkindir.
B. Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar hakkında koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmolunduğuna, aksi kabulde dahi, … ve … dışındaki sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Bir kısım sanıklar hakkında kastlarının yoğunluğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Sanıkların tasarlayarak kasten öldürme suçunu işlediklerinden 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinden ve diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket etmediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanâatte dahi sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi ve 27 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanması, aynı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin azami oranda uygulanması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
D. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suçu diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içinde işlediğine dair somut, kesin ve yeterli deliller bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi takdirde 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 25 inci maddesi uyarınca sanığın eyleminin meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
E. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinden beraatine aksi kabulde sanığın eyleminin meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
F. Sanıklar …, …, … Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
Sanıkların suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı, şüpheden uzak deliller olmadığından beraatlerine, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 25 ve 27 nci maddeleri uyarınca meşru savunma veya meşru
savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığından beraatine veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, … soyadlı şahısların teşhis tutanakları ve beyanlarının çelişkili olduğundan, bir kısım sanıkların ifadelerinin baskı altında alındığından itibar edilemeyeceğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 23.06.2018 tarihinde saat 00:00 sıralarında … isimli işyerinin müşterisi olan maktulün işyerinde hesaba itiraz etmesi nedeniyle mekan sahiplerinden sanık … ve işyeri çalışanları ile tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesinde polis ekiplerinin olay yerine gelerek gruba biber gazı ile müdahalede bulundukları, tarafların birbirlerinden şikayetçi olmamaları ve barışmaları üzerine tarafların olay yerinden ayrıldıkları, ancak olaydan sonra … ile maktul arasında kavgadan kaynaklı tartışmanın devam ettiği, maktulün olay öncesinde kardeşi …’a bu durumdan bahsettiği, 24.06.2018 tarihinde Necmettin’in …’ü telefonla arayarak maktulün iş yerine geleceğini söylediği, yine maktulün akrabalarının iş yerine gelerek … ile görüştükleri, …’un işyerinde çalışan diğer sanıklara durumu anlattığı, yine sanık … ‘u telefonla arayarak işyerinin karışacağını, arkadaşları ile birlikte iş yerine gelmesini söylediği, …’un sanık …’den iş yeri içerisinde bulunan av tüfeklerini getirmesini söylediği, …’in bu silahları …, …, …, …, …’a dağıttığı, kahvenin damına …, … ve …’ın silahları ile çıktıkları, … ve …’ün aldıkları silahlar ile barınak tarafına geçtikleri, …’ın av tüfeği ile işyerinin üst katına çıktığı, sanık …’nin iş yerine geldikten sonra …’un yanına üst kata çıktığı ve damda bulunan ve olayda kullandığı tespit edilen tüfeği aldığı, iş yeri sahipleri … ve …’ın …’ye maktulü kastederek avludan girerse vurmasını söylemeleri üzerine …’nin tüfeği alarak aşağıya avlu kısmına indiği, yaklaşık 20 dakika sonra maktulün araç ile işyerine geldiği, araçtan inerek olayda kullandığı tespit edilen tüfeği iş yerine doğrulttuğu, “… ve … nerede” diye bağırdığı, bu sırada tanık … ile karşı karşıya geldikleri, maktulün olay yerine gelmesi üzerine bu sırada bulunduğu yer itibariyle maktulün geldiğini öncesinde gören sanık …’ın ilk olarak maktule kendisinde bulunan av tüfeği ile ateş ettiği, diğer sanıkların da bunun üzerine bulundukları mevkilerden fikir ve irade birliği ile hareket etmek suretiyle maktule doğru olayda kullandıkları av tüfekleri ile ateş etmeye başladıkları ve bu suretle maktulün ölümüne sebebiyet verdikleri anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın savcılıkta müdafii huzurunda ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında, tüfekle bir el havaya ateş ettiğini, tüfekleri teknenin altına sakladığını, sanık …’in savcılıkta müdafii huzurunda ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında, buldukları tüfekleri teknenin altına sakladıklarını ve ateş etmediğini, sanık …’ın kollukta alınan 14.03.2019 tarihli savunmasında, havaya bir kez ateş açtığını, sanık …’ın savcılıkta müdafii huzurundaki ve kovuşturma aşamasındaki savunmasında, olay günü damda elinde tüfek bulunduğunu ancak ateş etmediğini, sanık … Kollukta müdafii huzurunda alınan savunmasında, sanık …’un isteği üzerine dört adet av tüfeği getirdiğini, damda kendisi, sanık … ve … olduğunu, bir ara …’ın tüfeğinde fişek sıkışması
üzerine fişeği çıkartıp tüfeği sanık …’a verdiğini, devamında maktul vurulduktan sonra herkes dağılsın diye 2-3 el havaya doğru ateş ettiğini, sanıklar …, …, …’ın olayda kullandıkları tüfekleri iş yerinin arkasında bulunan sazlığa attığını, sanık …’un kollukta müdafii eşliğinde alınan savunmasında, tüfeği ile dama çıktığını ve havaya ateş ettiğini, sanık … ‘un kollukta müdafii huzurunda alınan savunmasında, şahsa doğru bir el hedef gözetmeden ateş ettiğini belirtmiştir.
3. Tanıklar beyanları, teşhis tutanakları, olay yeri inceleme raporları ve krokiler, Adlî tıp kurumu fizik ihtisas dairesi balistik şubesi raporu, uzmanlık raporları, keşif tutanakları ve bilirkişi raporları, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar, olaydan önce yaşanan kavgaya dair 24.06.2018 tarihli kolluk tarafından düzenlenen tutanak ve görüntü inceleme tutanağı, HTS kayıtları ile yer gösterme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Maktul hakkında düzenlenen … Adlî Tıp Grup Başkanlığı … Morg İhtisas Dairesi Otopsi tutanağında, av tüfeği iri saçma tanelerinin vücut lokalizasyonundaki seyirleri dikkate alındığından kişinin vücuduna en az iki atışla husülü mümkün av tüfeği iri saçma taneleri isabet etmiş olup, her bir atışın ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, cesetten üç adet saçma tanesi ve üç adet saçma tanesi parçası elde edildiği, kişinin ölümünün av tüfeği iri saçma taneleri yaralanmasına bağlı vertebra ve iliak kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapor dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik niteliğindeki davranışın ulaştığı boyut göz önünde bulundurularak 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalarından makul oranda bir indirim yapılması yerine tahrikin derecesinde yanılgıya düşülerek İlk Derece Mahkemesince asgari (18 yıl) ceza belirlenmesi isabetli görülmemesi nedeni ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz isteminde bulunduktan sonra sonra, sanığın 16.06.2022, 22.03.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık … müdafiinin temyiz sebepleri incelenmemiştir.
B. Katılanlar Vekilinin, Haksız Tahrik Koşullarının Oluşmadığına, Takdiri İndirim Nedeninin Uygulanmaması gerektiğine, Tasarlamanın Varlığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Mazur Görülebilecek Bir Heyecan, Korku veya Telaştan İleri Geldiğine ve Sanık … Yönünden Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanma
Koşullarının Oluşmadığına, Sanıklar …, …, …, …, …, … Müdafiileri ile sanık … ve …’in, Suçu İşlemediklerine, Meşru Savunmaya, Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Mazur Görülebilecek Bir Heyecan, Korku veya Telaştan İleri Geldiğine, Haksız Tahrikin Derecesine, Eksik İnceleme ile Karar verildiğine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurduklarının saptandığı, saldırı ile savunma arasında oran bulunmadığından meşru savunma koşullarının oluşmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların olay günü öncesinde maktulün aradaki husumet nedeniyle gazinoya gelerek saldırması ihtimaline karşı yaptıkları hazırlık kapsamında şarta bağlı olarak aldıkları öldürme kararında tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden iş yeri sahipleri olan sanıklar … ve …’a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, sanıklar …, …, …, … hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılanlar Vekilinin Sanıklar …, …, …, …, … Hakkında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının ise Sanık … Hakkında Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanma Koşulları Oluşmadığına Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden
1. Sanıklar … ve …’ün … isimli iş yerinin sahibi oldukları, sanık …’ün, sanık …’un kardeşi olduğu, sanıklar …, …, …’ın iş yeri çalışanları olduğu, sanık … ‘un sanık …’un arkadaşı olduğu, maktulün ise … isimli iş yerinin müşterisi olduğu, olay tarihinden birkaç gün önce maktulün gelen hesaba itiraz etmesi nedeniyle iş yeri sahipleri ve çalışanları ile kavga ettiği, tarafların olay yerine gelen kolluk güçlerine şikâyetçi olmadıklarını bildirdikleri ancak buna rağmen maktulün husumeti sürdürdüğü, olaydan bir gün önce maktulün iş yerine saldıracağı yönünden haber alan sanık …’un bu durumu önlemek için girişimlerde bulunduğu ancak başarılı olamadığı, sanıkların hazırlık yaparak tüfekler ile maktulün iş yerine gelmesini bekledikleri, maktulün olay günü sanıkların bulunduğu iş yerine gelip silahla iş yerine ateş etmesi üzerine sanıkların bulundukları mevkilerden fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle maktule av tüfekleri ile ateş ederek ölümüne sebep oldukları olayda, maktulden gazino çalışanı sanıklar …, …, … ile sanık …’un kardeşi olan …’e yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışı nedeniyle sanıklar …, …, … ve …’ün cezalarında, haksız tahrik nedeniyle 12 yıl ile 18 arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereğince asgari oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde “15 yıl” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik cezalar tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. İş yerine maktul tarafından baskın yapılacağı haberini alan sanık … tarafından iş yerine çağrılan ve sanık …’dan temin ettiği tüfekle iş yerinin avlusuna inerek maktulü beklediği anlaşılan sanık …’nin iş yeri sahibi ya da çalışanı olmadığı gibi iş yeri sahipleri ya da çalışanları ile arasında
akrabalık bağı bulunmadığı, sadece sanık …’a destek olmak amaçlı olay yerine geldiği belirlendiğinden, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … Müdafiinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
Takdiri indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında, sanık … hakkında “olayın meydana gelmesindeki katkısının ağırlığı” şeklindeki kanunî olmayan gerekçeyle takdiri indirim maddesinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz isteminde bulunduktan sonra, sanığın 15.06.2022 ve 22.03.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/932 Esas, 2021/2242 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) paragraflarında açıklanan nedenlerle katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafiinin temyiz istemleri, sanık … yönünden takdiri indirim nedeni, sanıklar …, …, …, …, … hakkında ise haksız tahrik yönünden, yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/932 Esas, 2021/2242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süreler dikkate alınarak sanıklar …, …, …, …, … müdafiilerinin ve sanık …’in tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.