Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9403 E. 2023/1665 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9403
KARAR NO : 2023/1665
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/232 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

2. Bu kararın katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/8389 Esas, 2020/1512 Karar sayılı ilâmı ile;
“a) Sanıkların teşhise elverişli fotoğrafları temin edildikten sonra, olay anına ilişkin görüntülerin bulunduğu Adlî Emanette kayıtlı CD üzerinde, görüntü iyileştirmesi suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, katılanı yaralayan kişi ya da kişilerin tespitine çalışması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile sanıklar hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b) Kovuşturma aşamasında sanık … müdafii tarafından dosyaya sunulan, mağdur … ile tanıklar … ve … arasında geçen 11.06.2013 tarih, 00:00:51’de başlayan “dedikodu” başlıklı WhatsApp grup konuşması kayıtlarının içeriğinde değişiklik yapılıp yapılmadığının tespiti yönünden, ilgili birimden konuşma dökümleri getirtilerek sanıkların hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Hükümle birlikte tanıklar … ve … ile mağdur … hakkında yalan tanıklık ve delil karartma suçlarından yapılan suç duyurusunun akıbeti araştırılarak ilgili dosyanın bir örneğinin dosya arasında alınması gereği,
d) Katılanın olay nedeniyle sol gözünün görmediğini iddia ettiği, bu hususta … Devlet Hastanesinde görevli göz hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla, katılanın yaralanmasının işlev zayıflamasına/kaybına neden olup olmadığı yönünden Adlî Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/190 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında aslî fail olarak mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiğine, yetersiz gerekçeye, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanıklar …, …, … ve …’in olay günü gece geç saatte arkadaşları ile birlikte grup halinde çorbacıya gittikleri, katılan …’un da aynı şekilde arkadaşları ile birlikte bu çorbacıya geldiği, sanıkların bulunduğu grup ile çorbacıdaki 7-8 kişilik başka bir grup arasında; “Ne bakıyorsun?” gibi sözlerle alkolün de etkisi ile kavga çıktığı, bu kavga dışarıda devam ederken tekerlekli sandalyede olan sanıkların arkadaşı …’in de darp edildiğini görmeleri üzerine katılan ve yanındakilerin kavgaya

müdahale edip ayırmak istedikleri, bu amaçla dışarı çıktıkları, katılan …’un, …’i arbede alanından uzaklaştırmak isterken bıçakla gözünden ani bir şekilde yaralandığı, katılanın yaralanmasının gözünde işlev kaybına ve yüzünde sabit ize neden olduğunun tespit edildiği, bu olay nedeniyle sanıklar hakkında kamu davası açıldığı ancak; mahkûmiyete yeter delil bulunmadığı gerekçesi ile sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların savunmaları, katılan ve tanıkların anlatımları, CD izleme tutanağı, WhatsApp yazışmaları, bilirkişi raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan … hakkında bozma sonrası Çukurova Devlet Hastanesinde görevli adlî tıp uzmanı tarafından düzenlenen adlî rapora göre; katılanın duyularından veya organların birinin işlevinin yitirilmesine ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak bozma gereklerinin kısmen yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan … vekilinin; sanıklar hakkında asli fail olarak mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiğine, yetersiz gerekçeye, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1) Bozma sonrası aldırılan rapor içeriğine göre katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanıkların üzerine atılı suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve son cümlesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 8 yıl olduğu nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bozma sonrası yargılamada müdafileri bulunmayan sanıklar … ve …’a, istemleri aranmaksızın ayrı ayrı zorunlu müdafii atanması, savunmalarının müdafii huzurunda alınması ve yine müdafilerinin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen ve sanıklar aleyhine olan Yargıtay bozma ilâmına karşı sanıklar … ve …’a diyeceklerinin sorulmaması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
3) Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının (a) bendi gereğince, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında inceleme yapılmak üzere CD’nin bilirkişi M. Ö.’ye tevdii edildiği ancak; söz konusu CD’nin açılmaması nedeniyle inceleme yapılamadığı anlaşılmakla, tarafların teşhise elverişli fotoğrafları ile birlikte, söz konusu CD’nin Jandarma Kriminal Laboratuvarı, TRT ya da TÜBİTAK gibi uzman kuruluşlardan birine gönderilerek, görüntü iyileştirmesi suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, katılanı yaralayan kişi ya da kişilerin tespitine çalışması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Kabule göre de;
4) Hakkında beraat kararı verilen sanık … bozma sonrası yapılan yargılama sırasında kendisini vekâletnameli bir müdafii ile temsil ettirmediği halde karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî

Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince sanık lehine hazine aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile beraat kararları verilmesi yönünden yerinde görüldüğünden ve hukuka aykırı bulunan diğer yönlerden, … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/190 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.