Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7032 E. 2008/98 K. 17.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7032
KARAR NO : 2008/98
KARAR TARİHİ : 17.01.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde de davacı vek.Av. … gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
… Petrol AŞ(Eski ünvanı … Petrolculuk AŞ) ile davalı şirketin ortakları arasında 07.07.1995 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığı ve taşınmazın davacıya kiraya verildiği, kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiği, kira sözleşmesine konu taşınmaz üzerinde davalı şirketin akaryakıt istasyonunu kurup çalıştırmak için davacı ile bayilik sözleşmesi imzaladığı, yine taraflar arasında 07.07.1995 tarihli ariyet sözleşmesi ve protokol imzalandığı konularında ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı vekili davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, satış hedeflerini tutturamadığı ve başka şahıs yada şirketlerden aldığı malları istasyonda sattığını, 29.12.2004 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin 30.maddesi gereği istasyonun 7 gün içinde tahliyesi ile tüm demirbaş ve imaj malzemeleri ile birlikte teslim edilmesini aksi takdirde tahliyede geçikilecek her gün için 1000 Dolar cezai şart isteneceğinin bildirildiğini, davalının 01.12.2004 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen istasyonu tahliye etmediğini belirterek davalının müdahale ve muarazasının men’ine, istasyondan tahliyesine, demirbaşların iadesine ve sözleşmenin 30/b fıkrası gereği fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere dava tarihine kadar geçen 21 gün için 21.000 USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin isteklerine cevap vermediğini, …olan tabelayı değiştirmediğini, LPG tesisinin kendi imkanları ile kurulduğunu, gaz(LPG) satışına ilişkin sözleşme olmadığını, müvekkilinin üç adet petrol istasyonu olduğunu, hesapların tek şirket çatısı altında tutulduğunu … adlı firmadan alınan malın dava konusu istasyonda satılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davalının başka firmalardan ürün alıp sattığını böylece sözleşmeye aykırı davrandığını, davanın feshinin haklı olduğunu, davanın açıldığı tarih itibarıyla tahliye yönünden 20 günlük bir gecikme olup ancak 20 günlük cezai şart talep edilebileceğini, davalı tacir olup cezai şartın tenkisini isteyemez ise de günlük 1.000 Dolar cezai şartın davalının iktisaden mahvına sebep olacağından günlük cezai şartın 100 Dolara indirilmesi gerektiğinden davalının istasyondan tahliyesine, muarazanın men’ine, toplam 2.000 Dolar cezai şartın davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, ariyet konusu mallar teslim edildiğinden konusu kalmayan bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, imaj malzemelerinin teslimine ilişkin istemin HUMK 409.madde gereği işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının başka firmalara ait ürünleri sattığından bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece sözleşmede öngörülen cezai şartın günün ekonomik koşulları karşısında davalının iktisaden mahvına sebep olacağı kanısına varılarak BK’nun 161/3.maddesi gereğince cezai şart tutarında indirim yapılmasına karar verilmiş ise de, davalının ticari işletmesinin boyutuna ilişkin kararda herhangi bir bilgi veya bu konuda alınmış bir bilirkişi raporu bulunmamaktadır.Davalının ticari işletmesinin boyutuna ilişkin bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine (2)nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.