YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12719
KARAR NO : 2009/6608
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 10.07.2003 tarihli bayilik sözleşmesi uyarınca bayilik ilişkisi başladığını, davalının başka bir LPG firmasına ait tüpleri sattığının tespit edilmesi üzerine sözleşmenin 24.maddesi uyarınca 2.660.90 TL’lik ceza uygulanmasına gidildiğini, davalının cezayı ödeyip ilişkiyi devam ettirmek istediğini, sözleşmeye aykırı davranışların devam etmesi üzerine sözleşmenin 28.06.2006 tarihli ihtarla feshedildiğini, 05.07.2006 tarihli tespitte başka firmaların tüplerini bulundurduğunun ve satıldığının tespit edildiğini ileri sürerek 75.245 TL cezai şart, 6.475.43 TL kâr mahrumiyeti, 3.870.30 TL dekorasyon katılım bedeli alacağının tahsiline, 146 adet tüpün teslimine, mümkün olmaması halinde 3.407.60 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, bayilik sözleşmesinin müvekkilinin ihlal etmediğini, davacının müvekkiline gaz satışı yapmaması üzerine durumun 28.08.2006 tarihli tutanakla tespit edilerek sözleşmesinin 29.08.2006 tarihli ihtarla feshedildiğini, müvekkilinin başka bir firmayla bayilik ilişkisine girdiğine ilişkin tespit yapılmadığını, cezai şart ve kâr mahrumiyeti talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasındaki 10.07.2003 tarihli sözleşme uyarınca davacının davalıdan 87.658.156 TL alacaklı olduğu, sözleşme hükümlerine aykırı davranan davalının bu meblağdan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 87.658.56 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının 10.07.2003 tarihi sözleşme uyarınca davalıdan alacaklı olduğu kabul edilerek 87.658.56 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Davalı taraflar arasında 25.08.2003 tarihli sözleşme bulunduğunu, ticari ilişkinin de bu tarihte başladığını savunmuştur. Sözleşmelerde cezai şart alacağı yönünden farklı hükümler bulunduğundan mahkemece her şeyden önce hangi sözleşmenin geçerli olduğu değerlendirildikten sonra davalı sözleşmeyi fesihte haklı olduğunu savunduğuna göre bu savunma üzerinde durulup toplanan tüm deliller değerlendirilip, konu ile ilgili Rekabet Kurulunun Muafiyet tebliği bulunup bulunmadığı da araştırılıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.