YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8778
KARAR NO : 2023/631
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/356 E., 2016/959 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/356 Esas, 2016/959 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sürücü belgesi dosyasının getirtilip incelenmesi, sanığın ayrıntılı savunmasının alınması ve Habip Şaşar’ın tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsü tespit edilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu kanaatiyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç işleme kastının olmadığına, suçtan dolayı kimseyi zarara uğratmadığına, abisi Habip Şaşar’ın rızası olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın 09.06.2015 tarihinde Gemlik Trafik Tescil Büro Amirliğince parmak izlerinin alınması üzerine, sistemde aynı parmak izinin 21.04.2011 tarihinde Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nce parmak izleri alınmış olan Habip Şaşar adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 09.06.2015 tarihli …’a ait ve 21.04.2011 tarihli Habip Şaşar’a ait parmak izi ve fotoğraf kayıt formları asılları ile Bursa Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeye ilişkin 26.05.2015 tarihli tespit yazısı dosya arasındadır.
2. Gülşen Şaşar’ a yaptırılan 08.06.2015 tarihli teşhiste, 09.06.2015 tarihinde parmak izleri alınan ve dosyada 1 numaralı fotoğraf ile isimlendirilen kişinin sanık …, 2 numaralı fotoğraf ile isimlendirilen kişinin ise Habip Şaşar olduğu belirlenmiştir.
3. Yapılan araştırmada Yenişehir Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün 05.02.2016 tarihli yazısı ve ekinde gönderilen nüfus cüzdanı talep belgesi aslına göre; Habip Şaşar adına 21.04.2011 tarihinde yenileme olarak A13 0072223 seri numaralı nüfus cüzdanı alındığı, nüfus cüzdanı alınmasına esas talep belgesi aslının incelenmesinde ise, fotoğrafın sanık …’a ait olduğu anlaşılmıştır.
4. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2012 tarihli iddianamesi ile Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/519 Esas sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde, Habip Şaşar hakkında 21.04.2011 tarihinde sürücü belgesi dosyasındaki fotoğrafın nüfus cüzdanındaki fotoğraf ile uyumlu olmaması nedeniyle, düzenlenecek sürücü belgesine başkasının fotoğrafını yapıştırtmaya çalışmak şeklinde belirtilen eylemi nedeniyle resmi belge düzenletmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Sanık … savunmasında, suç tarihinde abisinin sağlık sorunları olduğundan, abisinin sürücü belgesini almak için abisine ait sürücü dosyası ile birlikte emniyete başvurduğunu ancak sürücü belgesindeki fotoğrafın farklı olması nedeniyle hakkında işlem yapıldığını beyan etmiştir.
6. Mahkemece, sanık …’ın, 21.04.2011 tarihinde kendisini abisi Habip Şaşar olarak tanıtarak, Habip Şaşar’ın sürücü belgesi işlemlerini yapmak üzere Diyarbakır Trafik Şube Müdürlüğü’ne gittiği, burada kendisini Habip Şaşar olarak tanıttığı, Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme ile Habip Şaşar kimliği altında 21.04.2011 tarihli sahte parmak izi formu düzenlenerek Habip Şaşar hakkında soruşturma yapılmasına neden olduğu ve Yenişehir İlçe Nüfus Müdürlüğü’nden, abisi Habip Şaşar kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş ve kendi fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus cüzdanı aldığı ve bu şekilde zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın, sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden sahte nüfus cüzdanı aldığı ve Habip Şaşar kimliği ile 21.04.2011 tarihinde sahte parmak izi formu düzenlettirdiği, suça konu nüfus cüzdanı talep belgesi aslı ve parmak izi formunun dosya arasında bulunduğu ve Habip Şaşar’ ın dinlenmesinin dosyaya yenilik getirmeyeceğinin anlaşılması nedenleriyle eksik inceleme sebebiyle bozma isteyen, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B.Sanığın Temyizi Yönünden
1. Dosyada mevcut delillere göre yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Kazanılmış hakka konu olmayan ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2018/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/356 Esas, 2016/959 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.