YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18438
KARAR NO : 2023/900
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/52 E., 2015/54 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6000 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b) Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmadığına,
2. Sanık müdafiinin temyizi, suça konu belgenin katılan tarafından hazırlanıp sanığa verilmesi nedeniyle atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ile aralarında düzenledikleri 14.07.2012 tarihli katılanın sanığa 25.000,00 TL borçlu olduğunu gösterir belgede 25.000 ibaresinin önüne 1 ekleyip, bu belge ile katılan aleyhine 125.000 TL bedelli icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
4. Suça konu belge üzerinde şahit olarak imzası bulunan görgü tanığı Kezban Alkan’ın beyanlarının katılanın beyanları ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
5. Suça konu belgeye ilişkin olarak Adli Bilimler ve Grafoloji Uzmanı Bilirkişi tarafından tanzim olunan, 08.10.2013 tarihli;
“İnceleme konusu belgede miktarı gösteren rakamın baş tarafındaki (1) rakamının kendisinden sonra gelen rakamlardan renk tonu, kalem ucu kalibresi ve fulaj izi bakımından farklı olduğu ancak (1) rakamının tersimi basit, taklidi kolay tek bir rakamdan ibaret olması nedeniyle yazan şahsın tüm grafolojik alışkınlıklarının tespitine imkan tanımadığı” görüşlerini içerir bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkeme heyeti tarafından suça konu belge duruşmada incelenip, özellikleri zapta geçirilmiş, suça konu belgenin aldatma niteliğini haiz olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Taraflar arasındaki borç ilişkisini ispatlayan belge üzerinde tahrifat yapılmak suretiyle alacak miktarının yükseltilip icra takibi başlatılması şeklindeki eylemin önceden doğan borç için yapılan hileli eylem niteliğinde olmaması nedeniyle Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Katılanın ve tanık Kezban Alkan’ın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın suça konu belgenin nasıl düzenlendiğine ilişkin aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanları ve dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, kısmen Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.