YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12037
KARAR NO : 2023/318
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1661 E., 2021/702 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2019/336 Esas, 2020/231 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin bir, iki, üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/1661 Esas, 2021/702 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
2. Sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların kovuşturma aşamasındaki beyanlarının esas alınması gerektiğine,
3. Basın açıklamasına katılmasının ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna,
4. Örgüte müzahir okulda çalışmasının bir terör verisi olmadığına,
5. Mahkemenin tanık O. I.’nın mahkeme huzurunda beyanda bulunmamışcasına hüküm kurduğuna,
6. Bank … hesabının maaş hesabı olup, işlemlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna,
7. Sanığın yargılama konusu suçtan mahkumiyetini gerektirir bir tespit bulunmadığına, TCK’nın madde 30 kapsamında hata hükümlerinin değerlendirilmesine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanığın temyiz istemi özetle,
1. ByLock kullanmadığına, başkasına ait ByLock verisinin kendisi ile ilişkilendirildiğine,
2. SGK kayıtları ile Bank … hesap hareketlerinin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna,
3. Yargılama konusu suçtan mahkumiyetini gerektirir bir delil bulunmadığına ve tanıkların da bunu doğruladığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınan bir kısım tanıkların beyanları itibariyle örgüte müzahir yurtlarda sorumlu kişi ya da müdür olduğu, buralarda kuran dersleri ve sohbet hocalığı yaptığı, tanıklardan O. I.’nın beyanı itibariyle mülkiye yapılanması içerisinde H. isimli şahsa bağlı … kaymakam sorumlusu H. Bey olarak bilindiği, bir kısım tanıkların beyanları itibariyle sanığın örgüte müzahir bir kişi olduğu; sanıkla ilgili olarak örgüte müzahir yayın organlarının yöneticileri olan H. K. ve E. D.’nin gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla örgüt tarafından organize edilen 25.12.2014 günü Adliye binası önünde gerçekleştirilen basın açıklaması ve gösteri yürüyüşünde katıldığı bu gösteri sırasında örgüt lehine sloganların atıldığı, hatta örgüt lehine çok sayıda propaganda içerir pankart ve dövizlerin bulunduğu, sanığın da imam kıyafeti giyerek örgüt propagandası içerir sözlerin yer aldığı karton tabutun başında topluluğa hitaben “Merhum hukuku nasıl bilirdiniz!” şeklinde seslendiği ve topluluğu galeyana getirdiği, buna ilişkin olay tespit ve görüntülerin dosya içerisinde yer aldığı,
Yine sanığın 0538 … .. 59 numaralı GSM hattı üzerinden … ID numaralı ByLock isimli münhasıran örgüt mensupları tarafından kullanıldığı sabit olan yazışma programını kullandığı, sanığın kullanıcı adı, şifresi, ekleyicilerin sanığa verdiği isimler, söz konusu ByLock programına ilişkin baz kayıtlarının sürekli görev yaptığı Ağrı ilinden sinyal vermesi, söz konusu GSM hattına ilişkin CGNAT ve HTS kayıtlarına yönelik yaptırılan analiz incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre sinyal bilgilerinin birbiriyle uyumlu olması da nazara alınarak, sanığın bu programı kullanmış olduğu, Bank … hesap kayıtlarının incelenmesinde; 06.02.2014 tarihinde 240,57 ve 104,84 gram olmak üzere altın katılım hesabı açtırdığı ve çok sayıda hesap hareketinin bulunduğu sabit kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
d) Örgüte müzahir kurumlarda çalışan, örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açtıran ve örgütsel faaliyet kapsamında basın açıklamasına katılan sanığın birden çok tanığın benzer doğrultudaki beyanları itibariyle sohbet hocalığı yaptığının, tanık O. I.’nın beyanları itibariyle örgüt içerisinde … kod isimli şahsa bağlı olarak kaymakam sorumlusu olarak bulunduğunun, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiğinin sabit olduğu ve ve İlk Derece Mahkemesinin tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar etmesine, hata hükümlerinin tartışılmasına ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik olmadığı belirlenmiştir.
e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/1661 Esas, 2021/702 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.