Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/5077 E. 2023/1589 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5077
KARAR NO : 2023/1589
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Rüşvet alma
HÜKÜMLER : Eylemin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturduğunun kabulüyle ayrı ayrı mahkûmiyet, sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddi

Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hüküm ile sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.08.2004 tarihli ve 2004/47634 Soruşturma, 2004/14619 Esas, 2004/1811 numaralı İddianamesi ile sanıklar hakkında rüşvet alma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 211 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve 31 ile 33 üncü maddeleri gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2008 tarihli ve 2004/345 Esas, 2008/244 sayılı Kararı ile sanıkların üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir.
3.Bu kararların katılan … Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili ve O yer Cumhuriyet savcıları tarafından temyizi sonrası Dairemizin 04.10.2012 tarihli ve 2010/1459 Esas, 2012/9881 Karar sayılı ilamı ile “sanıkların müştekinin ödememesi gereken elektrik borcunu ödemeye zorlayıp ve ısrarla abonelik işlemi yapmayarak mağdur konumuna düşürüp zor durumundan faydalanarak 100,00 TL menfaat temin etmek suretiyle icbar suretiyle irtikap suçunu işledikleri ve bu suçtan cezalandırılmaları gerektiği” gerekçesiyle beraat hükümleri bozulmuştur.
4.Dairemizin bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2013 tarihli ve 2009/42174 sayılı yazısıyla “sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri konusunda her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu nedenle mahkemenin verdiği beraat hükümlerinin usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçe gösterilerek itirazda bulunulmuştur.
5.İtirazın Dairemizce reddi sonrası itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dava dosyası Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.10.2015 tarihli ve 2013/5-412 Esas, 2015/347 sayılı Kararı ile de itirazın reddine karar verilmiştir.
6.Akabinde … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2016 tarihli ve 2016/114 Esas, 2016/280 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca icbar suretiyle irtikap suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
7.Mahkûmiyet hükümlerinin sanık … müdafii ile vekâlet ücreti yönünden suçtan zarar gören … vekili tarafından temyizi sonrası Dairemizin 15.09.2021 tarihli ve 2021/1491 Esas, 2021/3707 Karar sayılı ilamı ile kovuşturma aşamasında davaya katılmayan … lehine kanun yolu muhakemesinde vekâlet ücreti hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığı gözetilip sair temyiz itirazları reddedilmiş, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un tüm hükümlerinin somut olaya uygulanarak sanıklar hakkında uygulanacak lehe kanunun belirlenmesi yerine 765 sayılı Kanun’un aleyhe olduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı bulunarak sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmü bozulmuş, bozma kararının mahiyetine göre kararın 1412 sayılı Kanun’un 325 inci maddesi gereği hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık …’a teşmiline karar verilmiştir.
8.Bu karar sonrası … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/493 Esas, 2021/570 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 765 sayılı Kanun hükümleri uyarınca icbar suretiyle irtikap suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
9.Sanık …’ın hakkında verilen 22.12.2021 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik yasal süresindeki temyiz isteği sirayet hükümleri uyarınca kurulan yeni hükmün itiraz yasa yoluna tabi olduğu gerekçesiyle 14.01.2022 tarihli ek karar ile reddedilmiş, temyiz isteminin reddi kararı da yine adı geçen sanık tarafından temyiz edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz isteği, suçun sübuta ermediği ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeme gerekçesinin yerinde olmadığına,
2.Sanık …’ın temyiz isteminin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz isteği ise Yargıtay kararının kendisine sirayeti sonrası davaya katılımının sağlanarak aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde katılan … Elektrik Dağıtım A.Ş. personeli olarak görev yapan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek dayısı adına kayıtlı yere yeni abonelik tesis ettirmek isteyen …’tan bir sorumluluğu bulunmadığı halde eski kiracının borçlarını ödemediği takdirde yeni abonelik işlemi yapmayacaklarını söyleyerek haklı işinin hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle kendisini mecbur hissetmesini sağlayıp 100,00 TL para alarak menfaat temin ettiklerinin kabulüyle haklarında icbar suretiyle irtikap suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2017 tarihli ve 2016/13-982 Esas, 2017/29 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere; çok sanıklı dosyalarda, sanıkların her birinin birbirlerinden bağımsız olarak kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, kural olarak sanıklardan birinin verilen karara karşı yaptığı kanun yolu başvurusunun, diğer sanıklar hakkında verilen hükümleri kapsamadığı ve hükmün kanun yoluna başvuru için öngörülen sürenin sonunda kesinleştiği ancak temyiz kanun yolu bakımından gerek 1412 sayılı Kanun’un 325 inci gerekse 5271 sayılı Kanun’un 306 ncı maddelerinde yer alan ve hükmün bozulmasının diğer sanıklara sirayetini düzenleyen hükümlerdeki koşullar gerçekleştiği takdirde temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz yoluna başvurmayan, süresinden sonra başvuran veya temyize başvurmakla beraber talebi kabul edilmeyen sanıkların da yararlanmalarının sağlanması suretiyle bu kişilerin temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğinin giderilmesinin amaçlandığı ve bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmayıp sanığın sadece bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı dikkate alındığında, hakkında verilen 07.10.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünü yasal süresinde temyiz etmeyen sanık …’ın sirayet nedeniyle bozma sonrası verilen hükmü temyiz etme hakkı hukuken mümkün olmadığından, temyiz isteminin reddine ilişkin 14.01.2022 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinin reddine ilişkin gerekçenin de dosya kapsamına uygun olarak değerlendirildiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/493 Esas, 2021/570 sayılı Kararı ile 14.01.2022 tarihli ek Kararında sanık … müdafii ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ve ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.