YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14307
KARAR NO : 2023/233
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2106 E., 2022/2728 K.
DAVA TARİHİ : 12.05.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/225 E., 2022/202 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babasının ölmüş olması ve kendisinin de dul olması nedeniyle davacıya dul ve yetim aylığı bağlandığını, yapılan başvuru sonrasında davalı Kurumun kanun gereği davacının dul ve yetim aylığına hak kazandığına karar verdiğini ve aylık bağladığını, davalı Kurumun daha sonra herhangi bir gerekçe dahi bildirmeden davacı nezdinde borç oluşturduğunu adi posta yoluyla bildirdiğini ve davacının haciz baskısı altında ödemeyi gerçekleştirdiğini yahut kurumca aylığına kesinti uygulanarak tahsilat yapıldığını, davalı Kurumca 2013/26 sayılı Genelge sebebiyle davacının gelirleri üzerinde denetim yapıldığı ve asgari ücret üzerinde kazancı olduğundan bu borcun doğduğunun belirtildiğini beyanla davacının tebliğ aldığı ödeme emrinin iptaline, ödenen tutarın Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan istenmesine ve Anayasa aykırı işlemlerinin iptaline, ortadan kaldırılmasına, kesildiği günden bu güne değin davacıya ödenmeyen maaşlarının tutarının tespit edilerek kesildiği tarihten itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının babasının Bağ-Kur’a tabi olduğu, davacının babasının ölümü ile davacının dul ve yetim olarak başvurması üzerine davacıya babasından dul ve yetim aylığı bağlandığını, Kuruma yapılan bildirim ve kurum tarafından yapılan araştırmalar neticesinde davacının asgari ücreti aşacak miktarda gelirinin bulunduğunun tespit edildiğini, davalı kurumun 2013/26 sayılı genelgesi gereğince davacının maaşının kesildiğini belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 1479 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinin c fıkrasındaki değişikliğin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihi itibariyle babasından ölüm aylığına almaya müstahak olduğundan, davalıya 1479 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinin c fıkrası gereğince 01.10.2009 tarihinden başlamak kaydıyla babasından bağlanan ölüm aylığının, davacının aylık gelirinin brüt tutarı asgari ücretin üzerinde olduğundan 01.01.2014 tarihinden başlamak kaydıyla iptal edilmesi ve yersiz ödeme gerekçesiyle davacı adına borç çıkartılmasına ilişkin davalı Kurum işlemleri yerinde olmadığından, davacı …’ın eşinin 03/695483 tahsis numaralı 4/1.a (SSK) dosyasından aldığı ölüm aylıklarından kesilen borç tahsilatlarının da 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne; davacıya babasından bağlanan ölüm aylığının iptal edilmesine yönelik kurum işleminin ve davacıya bu kapsamda yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle davacı adına borç çıkartılmasına ilişkin davalı kurum işlemlerinin yerinde olmadığının tespiti ile, iptal edilen ölüm aylığının iptal edildiği 01.01.2014 tarihi itibariyle davacı adına yeniden bağlanması ve süresi içerisinde ödenmeyen ölüm aylıklarının, ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacıya babasından bağlanan ölüm aylığının 01.01.2014 tarihinden başlamak kaydıyla iptal edilmesine yönelik kurum işlemi ile bu kapsamda yersiz ödeme gerekçesiyle davacı adına borç çıkartılmasına ilişkin davalı kurum işleminin yerinde olmaması nedeniyle bu bağlamda davacı …’ın eşinin 03/695483 tahsis numaralı 4/1.a (SSK) dosyasından aldığı ölüm aylıklarından kesilen borç tahsilatlarının da 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine , karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, gerekçesiz olarak hüküm tesis edildiğini, kurumun bir kusuru olmaması ve dava açılmasına sebebiyet vermemesine rağmen aleyhlerine mahkeme masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eşinin 1997 tarihinde vefat etmiş olup 506 sayılı Kanun kapsamında aylığa müstehak olduğu, babasının ise 1979 yılında vefat etmiş olup 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık aldığı, uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönem itibari ile davacıya her iki aylığın da bağlanması gerektiği, nitekim kurumunda davacıya 01.10.2016 tarihi itibari ile uygulamasından dönerek yeniden aylık bağladığı, bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 19.10.1997 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 21.10.1997 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan davacının, 04.08.1979 tarihinde vefat eden 1479 sayılı Kanun’a tabi babasından dolayı 02.09.2009 tarihli talebine istinaden 01.10.2009 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında aldığı ölüm aylığının, Kurum tarafından, 01.01.2014 tarihinden itibaren almış olduğu aylık tutarının asgari ücretin üzerinde olduğunun belirlenmesi nedeniyle 1479 sayılı Kanun’un 45 inci maddesi kapsamında geçimini sağlayacak başka geliri olmama şartının gerçekleşmediği belirtilerek, 5510 sayılı Kanun’un 96/b maddesi kapsamında yersiz ödeme olarak geri istenmesine dair kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,1479 sayılı Kanun’un 4956 sayılı Kanun ile değişik 45 inci ve 46 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinde yer alan şartları taşıyan davacı hakkında, 506 sayılı Kanun kapsamındaki eşi üzerinden ölüm aylığı alması olgusunun 1479 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesi anlamında bir aylık kesme nedeni oluşturmadığı, buna göre, 1479 sayılı Yasa kapsamında bağlanan ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmakta olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…