Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7769 E. 2023/194 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7769
KARAR NO : 2023/194
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddi ile hükmün düzeltilmek üzere kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile taşınmazların mirasçılık belgesindeki paylar oranında davacı mirasçılar adına tesciline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın …Mahallesi 2128 ada 38, 39 ve 44 parsel sayılı taşınmazlar ile… Mahallesi 261 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalıya devrettiğini, bu devirler sırasında murisin akıl sağlığının ve fiil ehliyetinin yerinde olmadığını belirterek, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris adına tesciline, bu taleplerinin kabul olunmaması halinde ikinci kademede tenkis taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, murisin yaptığı işlemin geçerli olduğunu, işlem sırasında murisin akıl sağlığının yerinde olduğunu, murisi bıraktığı diğer taşınmazlar da göz önünde bulundurulduğunda davacıların herhangi bir şekilde saklı paylarının ihlal edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 26.12.2018 tarihli raporunda murisin işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının tespit edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlardaki davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris … adına tesciline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır anne ve babasına baktığından ötürü dava konusu taşınmazların muris tarafından davalıya verildiğini, doktor raporu ile tapu sicil müdürlüğüne gidildiğini ve tapu sicil müdürünün muris ile yaptığı sorgulama sonunda akli melekelerinin yerinde olduğunu anladığını, bu nedenle tapuda devir işlemlerinin yapıldığını, muris adına toplam 43 adet taşınmazın kayıtlı olduğunu, taşınmazların tamamının değil sadece 4 adedinin müvekkiline devredildiğini, diğer mirasçıların saklı paylarına dokunulmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının hükmün düzeltilmek üzere kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine;

2. Davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların mirasçılık belgesindeki paylar oranında davacı mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2.1.Türk Medeni Kanununun 9, 10, 15, 409/2 nci maddeleri ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 282 nci maddesinde yer alan düzenlemeler.
2.2. TMK’nın 15 inci maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından, karşı tarafın iyiniyetli olması o işlemi geçerli kılmaz. Bu ilke 11.06.1941 tarihli ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da aynen benimsenmiştir.
2.3.Ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesinden rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen TMK’nın 409/2 nci maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.
3. Değerlendirme
İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davalı tarafın temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davalının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.