YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8172
KARAR NO : 2023/396
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının teyizen Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, duruşma isteğinin dava değeri yönünden reddine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların babaları olan muris …’nun 26/12/2018 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölümü sonrasında vasiyetnamesinin… Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, yargılama sırasında müvekkilinin vasiyetnameye genel olarak bir diyeceğinin olmadığını beyan ettiğini ancak murisin müvekkiline dava konusu taşınmazı müvekkiline sözlü olarak vasiyet ederek teslim ettiğini, davalıların bu konuda rızalarının bulunduğunu ve kullanıma itiraz etmediklerini belirterek uyuşmazlık konusu 112 parsel içinde yaklaşık 3 dönüm miktarındaki yer yönünden vasiyetnamenin iptalini, dava konusu taşınmazın sözlü vasiytenameye konu konu kısmının müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, gerek vasiyetnamenin davacıya okunduğu tarih, gerekse …. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/13 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararının kesinleştiği tarih itibariyle yasada öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, TMK’nın 559 uncu maddesinde yer alan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iptal davası açılması gerekirken davanın 14/12/2020 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin dava konusu taşınmaza ait 3 dönümlük kısmı sözlü olarak müvekkiline vasiyet ve teslim ettiğini, davalıların yıllardır bu kullanıma itiraz etmediklerini ve bu vasiyeti kabul ettiklerini, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi tarafından hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak belirlenen tarihin yerinde olmadığını, bu tarihte müvekkil açısından bir iptal sebebi bulunmadığını ve yerin kendisine verileceği inancını koruduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 inci bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; ehliyetsizlik, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir.
2. Türk Medeni Kanunu’nun “Hak düşürücü süreler” başlıklı 571 inci maddesi ise; “Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar. Tenkis iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.” hükmünü içermektedir.
3. Ölüme bağlı bir tasarruf olan vasiyetnamenin iptali veya tenkisi istemiyle açılacak davalar için kanunda belirtilen süreler, hak düşürücü süre olarak düzenlenmiş olduğundan, yargılama aşamasında hakim tarafından, temyiz aşamasında ise Yargıtay tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
3. Değerlendirme
İncelenen bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacı tarafın temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davacının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.