YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3262
KARAR NO : 2022/10805
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 20/11/2017 tarih, 2016/19963 Esas ve 2017/10720 Karar sayılı ilamında özetle; davaya konu kazada yaralanıp kalıcı maluliyete uğrayan 3. kişinin, kaza tarihi itibariyle uğradığı maluliyet oranı dahilinde davacının rücu hakkı kapsamının belirlenmesi gerektiği gözetilerek, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde ve kaza tarihine göre Hasan Gedik’in işgöremezlik oranının tespiti, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi konularında, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 10.204,86 TL’nin 17/01/2012 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; davacının davalıya rücu hakkının bulunduğuna ilişkin kabulün yerinde görülmesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasında yaralanıp zarar gören 3.kişiye ödeme yapan davacı trafik sigortacısının ödediği bedelin, sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin yukarıda belirtilen bozma ilamından önce yapılan yargılamada, davacının ödeme yaptığı 3. kişinin % 8,2 oranındaki maluliyeti üzerinden hesaplanan 16.574,61 TL. için davacının rücu hakkının bulunduğu kabul edilerek karar verilmiş; anılan kararın taraf vekillerince temyizi üzerine, dosyada yer alan maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gideren rapor alınıp karar verilmesi gereğine vurgu yapılarak, mahkemenin ilk hükmü davacı yararına bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan 13/11/2020 tarihli maluliyet raporu ile, davacının ödeme yaptığı 3.kişinin kalıcı maluliyetinin oluşmadığı şeklinde yapılan tespit gereği, davacının ödediği kalıcı maluliyet tazminatı için rücu hakkının bulunmadığı kabul edilip, raporda tespit edilen geçici işgöremezlik süresi ve bakıcı ihtiyaç süresine ilişkin hesaplanan 10.204,86 TL’lik alacak için davacının rücu hakkının bulunduğu kabul edilmek
suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Bozmaya uyarak yargılama yapan mahkemece, davacının ilk hükmüne esas alınan % 8,2 maluliyet oranı ve bu maluliyet oranına denk gelen 16.574,61 TL rücu alacağı için bozma ile davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edecek biçimde (ilk hükümdekinden daha az tutarda alacak için) rücu alacağının kabulü kararı yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkeme ilk hükmüne konu 16.574,61 TL’lik alacak için davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak korunarak karar verilmesi gerektiği halde, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 637,79 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.09.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.