Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21153 E. 2022/11100 K. 28.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21153
KARAR NO : 2022/11100
KARAR TARİHİ : 28.09.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın davacıların kızları yaya …’e çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin anne ve babası olduğunu, destekten yoksun kaldıklarını, dava dışı sürücü sanık hakkında takipsizlik kararı verildiğini, murisin kusurunun tazminattan indirilemeyeceğini beyanla, belirsiz alacak davası olarak 1.000,00’er TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle taleplerini davacı … için 1.717,85 TL, davacı … için 38.485,27 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, yaya murisin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan müvekkilinin sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, davacıların murisi …’ın ölümü nedeniyle davacı … için 1.717,85 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı … için 38.485,27 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 40.203,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 25.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Daire’sinin 18.04.2017 tarih, 2015/5655 E. 2017/4233 K. sayılı ilamıyla özetle “…Davacı … için hükmedilen 1.717,85 TL maddi tazminatın temyiz kesinlik sınırının altında olduğu, davacı … yönünden yapılan temyiz incelemesinde; mahkemece, davacıların yaya murisi ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün kusurunun tespiti için alanında uzman bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor aldırılarak, sonucuna göre davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın kusuru nispetinde sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesinin doğru olmadığı” hususlarına değinilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı … yönünden davanın kısmen kabulüne, davacıların murisi …’ın ölümü nedeniyle davacı … için 38.485,27 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 25.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine verilmesine, davacı … yönünden talebin kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk hüküm davalı tarafça temyiz edilmiş, yapılan temyiz incelemesinde salt kusura ilişkin inceleme yapılması için ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan yeni kusur raporu ile davacı tarafça ilk hükmün temyiz edilmemiş olduğu gözetilmek suretiyle, ilk hükme esas alınan aktüerya raporundaki verilere göre tazminat hesabının yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı sigorta şirketi lehine usuli kazanılmış hak oluşturan yönlerin göz önünde bulundurulmasıyla) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.