Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7105 E. 2023/4281 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7105
KARAR NO : 2023/4281
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kulanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde … köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın, köye ait meraları para karşılığı kiraya vermek suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan iddianame içeriği, soruşturma izinleri ve ön inceleme raporları birlikte nazara alındığında, sanığın köy meralarının İl Mera Komisyonundan izin alınmadan kullanılmasından haberdar olmasına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmeme eyleminin TCK’nın 257/2. maddesinde tanımlanan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve CMK’nın 225. maddesi de gözetilerek uygulama yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu aynı Kanun’un 257/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden ve temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihi ile sanık hakkında Şenkaya Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden önce olmasına göre, suç tarihi itibarıyla geçmiş hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,
TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına ya da maddede yazılı seçenek tedbirlere çevrilebileceği ve sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebinin TCK’nın 50. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu hususta değerlendirme yapılmaması,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 04/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.