YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/245
KARAR NO : 2023/628
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/463 E., 2021/1608 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 15. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/1457 E., 2017/58 K.
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından … 15. İş Mahkemesine alacak istemli açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine karar verildiğini, hükmün derecattan geçerek düzeltilerek onandığını gerek Yüksek Yargıtayın emsal mahiyetteki kararları gerekse 6111 sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanun’un amir hükümleri ve T.C Anayasa Mahkemesi kararları gereği müvekkilinin aylık miktarının tespitinin yaşlılık aylığı açısından davalı vakfın aksi yöndeki sataşmasının önlenmesinin, eksik ödenen bedellerin belirlenerek davalıdan tahsilinin gerektiğini, evvelce tesis olunan hükmün atıfta bulunan emsal nitelikteki kararlara aykırı olduğunu belirterek, yargılamanın yenilenmesini, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; iade-i muhakeme talebini kabul etmediklerini, talepte belirtilen hususların hiçbirisinin iade-i muhakeme sebeplerinden hiçbirisine varit olmadığını, talebin öncelikle esasa girilmeden usülden reddinin gerektiğini, davacının atıfta bulunduğu Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının huzurdaki davaya emsal ve ölçü olamayacağını, davacı vekili tarafından aynı gerekçelere dayanılarak 2,7,8,10. İş Mahkemelerine açılan davalarda da istemin reddine karar verildiğini, kaldı ki Anayasa Mahkemesinin kararı ile de adil yargılanma hakkı ihlal edilmediği sonucuna varılarak talebin reddedildiğini belirterek, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; Anayasa Mahkemesi’ nin 2015/3068 nolu bireysel başvuru kararından da görüleceği üzere davacının bireysel başvurusunun davacı lehine sonuçlandığını, iş bu kararın yerel mahkemeye ulaşmış olup 2018/313 Esasında yargılamaya başladığını, yerel mahkemenin yargılamanın yenilenmesi red kararının Anayasa Mahkemesince verilen yenileme kararı karşısında ne denli isabetsiz olduğunun açıklıkla görüldüğünü belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, her iki yargılama dosyasının birleştirilerek karara varılmasını, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, kesinleşen mahkeme kararı için işbu dava tarihinden sonra Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; emsal nitelikteki Anayasa Mahkemesi Kararlarının dikkate alınması gerektiğini, aleyhe vekalet ücretinin fazla verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi şartlarının somut olayda bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 375 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve işbu davanın bağımsız bir dava olması ile iadeye konu davanın tespiti de içermesi nedeniyle takdir edilen vekalet ücretinin yerinde olmasına göre, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…