Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/397 E. 2023/748 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/397
KARAR NO : 2023/748
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2617 E., 2022/1848 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 22.11.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/765 E., 2022/416 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı şirket ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalı şirketin … Havalimanından kiraladığı depoyu işlettiğini, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 03.07.2012 tarihinde işe başladığını, 29.04.2016 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, önce depo sonra mutfakta aşçı olarak çalıştığını, yıllarca istirahat etmeksizin tek başına işi yürüttüğünü, sigortalı çalışmadığını öğrenmesi üzerine talep ettiğinde cüzi miktarda para teklif edildiğini, kabul etmeyince de işten çıkartıldığını, bu işlemin maddi kayba ve emeklilik işlemlerinin gecikmesine neden olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin 03.07.2012- 29.04.2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Feri müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davaya feri müdahil olarak kabullerini, davacının dava konusu dönemde çalışmasının olmadığını, kamu düzenini ilgilendirdiğinden gerekli araştırmaların yapılarak kuşkuya mahal bırakmaksızın kanıtlanarak ve detaylıca araştırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işyerinde sürekli olarak çalıştığı hususunun davacı, davalı ve bordro tanık beyanlarından belirgin olduğu, davacı tanıklarının beyanları ile bordro tanıklarının beyanlarının birbirini tamamen doğruladığı, tüm tanıkların işyerinin devamlı faaliyet gösterdiğini ve davacının da sürekli çalıştığını beyan ettiklerini, kaldı ki davalı işyerinin sürekli faaliyet gösterdiğini, işyerinde çalışanların yemek, temizlik ve çay ihtiyaçlarının da davacı tarafından karşılandığı nazara alınarak davacının sürekli çalıştığını, davacı asılın isticvabında, çalıştığı tüm dönem boyunca sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını ancak 2 ay kadar rahatsızlığı nedeni ile çalışamadığını beyan ettiğini, bu dönem dışlanıldığını, kaldırma kararında, … sicil nolu işyeri çalışanlarının dinlenilmediğinin belirtildiğini, davalı işyerine ait birden fazla lokasyonda işyerleri bulunduğunu, davacı … ilçesinde çalıştığı için bu işyerindeki tanıklar dinlenildiğini, … sicil numaralı işyeri tarafından Amasya ilinde çalışan işçiler bildirildiğini, Amasya ilinde çalışan kişilerin, … ilçesinde çalışan işçileri tanımasının mümkün olmadığını, bu nedenle bu işyeri tanıklarının dinlenilmediğini, kaldırma kararında bu işyeri tanıklarının da dinlenilmesi gerektiği belirtildiğinden, tanıklara talimat yazıldığını ve tanıkların talimat yolu ile dinlenildiğini, gerçekten de tanıklar Amasya ilinde çalıştıklarını, davalı iş yerinin farklı illerde çok sayıda işyerinin bulunduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerindeki çalışmalarını bilemediklerini beyan ettiklerini, tanık … ise davalı iş yerinin … şubesinde çalıştığını beyan ettiğini, Samsun iline bir ya da iki kez gittiğinde … isimli bir kişiyi iş yerinde gördüğünü beyan ettiğini, bu tanığın da davacının çalışmasını doğruladığını, kaldırma kararında davacının rahatsızlığı nedeni ile çalışılmayan dönemin hangi tarihler arası olduğu ve bu dönemde iş akdinin askıda olup olmadığının araştırılması istenildiğini, dava dosyası incelendiğinde; dava dilekçesinde bu ara vermenin belirtilmediğini, davacı asılın samimi olarak annesinin rahatsız olduğu 2 aylık dönemde işyerinde çalışmadığını beyan ettiğini, annesinin rahaatsızlığı düzeldiğinde ise yeniden işe başladığını beyan ettiğini, bu dönem için iş akdinin kesintiye uğramadığı yalnızca askıya alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davasını ispat edemediğini, davacının beyanını destekler tanık beyanı bulunmadığını, mahkemenin kararını gerekçelendirmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Fer’i Müdahil SGK vekili; dava dilekçesinin HMK’nun 119 uncu maddesine aykırı olması sebebi ile reddi gerektiğini mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini ve hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara,hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davalı işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışan bordrolu tanıkların ve yine aynı yerde bulunan Metro şirketinde uyuşmazlık konusu dönemde güvenlik görevlisi olarak çalışan tanıkların beyanlarının ispata yeterli görüldüğü gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer’i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hangi delil ile bu sonuca gidildiğinin gerekçeli kararda belirtilmediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Fer’i müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde, davacının Kurumun … sigorta sicil numaralı sigortalısı olup dosyasının tetkikinden; davacının 1993 yılı 2. döneminde 1002232 işyeri sicil numaralı iş yerinde işe girişinin olduğunu ve aynı iş yeri sicil numaralı iş yerinde 20.06.1995 tarihine kadar kesintili çalışmalarının olduğu ve işe giriş çıkışlara göre hizmetlerin tam olarak bildirildiğinin tespit edildiğini ve vekalet ücretine itirazla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dilekçesi ve davacının 04.11.2019 tarihli beyan dilekçesine göre davacının davalıya ait … Havalimanı’nda bulunan şubesinde 03/07/2012- 29/04/2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespiti noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan, söz konusu onuncu fıkrada, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile ispatlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Anılan Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun beşinci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun üçüncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, halen geçerliliğini korumaktadır. Ancak söz konusu Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur.

2. Diğer taraftan hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
Davacı vekili, davalı şirketin … Havalimanından kiraladığı depoyu işlettiğini, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 03.07.2012 tarihinde işe başladığını, 29.04.2016 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, önce depo sonra mutfakta aşçı olarak çalıştığını, yıllarca istirahat etmeksizin tek başına işi yürüttüğünü, sigortalı çalışmadığını öğrenmesi üzerine talep ettiğinde cüzi miktarda para teklif edildiğini, kabul etmeyince de işten çıkartıldığını, bu işlemin maddi kayba ve emeklilik işlemlerinin gecikmesine neden olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin 03.07.2012- 29.04.2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece davacı isticvap edilerek dinlenilmiş, davalı şirkete ait işyerlerinin farklı sicil numaralarında kayıtlı bordro tanıkları ile emniyet tarafından çalışma hakkında bilgi sahibi olduğu tespit edilen komşu işyeri tanıkları dinlenilerek karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hüküm eksik araştırmaya dayalı bulunmuştur.

Somut olayda, davalı şirketin birden fazla işyerinin bulunduğu, Mahkemece bordro tanığı olarak dinlenilen kişilerin meyve sebze toptan ticareti mahiyetli 1095293 sicil numaralı davalı işyerinden bildirildikleri, bu işyerinin 21.03.2013 tarihinden beri kanun kapsamında olduğu ve şirket adresinin İlkadım/Samsun olarak kayıtlı olduğu, davacının ise çalışmalarının davalıya ait … Havalimanı’nda bulunan şubesinde geçtiğini belirttiği anlaşılmaktadır. Davacının önce depoda, sonra mutfakta aşçı olarak çalıştığını belirtmesi karşısında çalıştığı işyerlerinin hangi sicil numarasında kayıtlı olduğu belirlenmeli, bu işyerlerinden kuruma verilen bordrolar celbedilmeli, bordro tanıkları işyerlerine has olarak dinlenilmeli ve davacının çalışmalarının ayrıntılı olarak sorularak fiili ve gerçek olması halinde işyeri sicil numarası belirtilerek karar verilmesi gerekirken infaza elverişsiz şekilde hüküm tesisi hatalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.