YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5760
KARAR NO : 2023/988
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2012/794 Esas, 2014/483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ve 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2012/794 Esas, 2014/483 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.12.2017 tarihli ve 2017/13092 Esas, 2017/9037 Karar sayılı kararı ile “…belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğundan, suça konu bono aslı incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, unsurlarının tam olup olmadığının, aldatma kabiliyetinin ne şekilde oluştuğunun karar yerinde tartışılması ve belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması ve dolandırıcılık suçu yönünden; … yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin yasaya aykırı olduğundan” bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/30 Esas, 2018/691 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ve 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/30 Esas, 2018/691 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2019/3027 Esas, 2020/3022 Karar sayılı kararı ile “… sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 207. maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması ve dolandırıcılık suçu yönünden; …24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunu ise katılan …’e karşı işlediği, dolayısıyla sanığa isnat edilen sahtecilik suçu ile dolandırıcılık suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/463 Esas, 2021/1724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 207 nci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 5 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ve 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, önceki adli sicil kayıtlarının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği, suçunu samimi olarak ikrar etmesi ve uzlaşmaya da varılmasına rağmen hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ile sanık arasında soğan alım satımı konusunda anlaşma yapıldığı, depodaki soğanların kamyona yüklenmesi sırasında, sanığın verdiği çekin mağdur tarafından telefonla bankaya sorulduğu ve çekin karşılıksız çıktığı, bunun üzerine sanığın parayı nakit olarak kantarda tartım sonucu vereceğini söylediği ve soğanları tartmak için … ili Oğlakçı köyünde bulunan kantara geldikleri, ancak sanığın parayı buraya da getirmediği, mağdur ve tanık … ile sanığın, …’daki … isimli kişinin … yerinde buluştukları, sanığın …’a bono imzalatmak istediği, …’un bu bonoyu imzalamayı kabul etmemesi üzerine birlikte dışarıya çıktıkları, bir süre sonra sanığın tek başına mağdurun yanına gelerek 25.03.2011 ödeme tarihli, alacaklısı Zekai Kirit, borçlusu …, kefili … olan 9.000,00 TL bedelli bonoyu mağdura verdiği ancak bonodaki imzanın …’e ait olmadığının anlaşıldığı, mağdurun soğanlarını geri de alamadığı, sanığın sahte olarak düzenlediği belgeyi kullandığı ve mağdura yönelik hileli hareketler ile soğanlarını almak suretiyle menfaat temin ettiği, bu şekilde üzerine atılı sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında, …’ün bonoyu imzalamak istememesi üzerine onun yerine kefil imzasını kendisinin attığını beyan etmiştir.
3. … alınan beyanında, sanığa kesinlikle kefil olmayacağını söylemesine rağmen, sanığın bonoya ismini ve soy ismini yazarak yerine sahte imza attığını, karşı tarafa da kendisinin kefil olduğunu söyleyerek bonoyu verdiğini söylemiştir.
4. Dairemizin 15.06.2020 tarihli ve 2019/3027 Esas, 2020/3022 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşımasının gerekeceği, … İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen tahkikat sırasında ibraz edilen, dosya içerisinde mevcut ve üzerinde 24.03.2011 tarihli “aslının fotokopisidir” ibaresi bulunan suça konu bononun fotokopisinde, bono aslında bulunan “Yirmibeş Mart 2011”, “Malen”, “…”, “Eti Cad. No:74 Öztürkler Ticaret” ibareleri ile düzenleme tarihinin karşında yer alan “22.03.2011” ibarelerinin bulunmadığı, boş vaziyette olduğu, bu bölümlerin sonradan doldurularak 19.04.2011 tarihinde mağdur tarafından icra takibine konu edildiğinin anlaşılması karşısında; suça konu bononun özel belge olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
5. 02.12.2020 havale tarihli uzlaştırma raporu ile sanık ve mağdur arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
6. Sanık tarafından, 14.10.2021 tarihinde mağdurun zararının giderildiği anlaşılmıştır.
7. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/463 Esas, 2021/1724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde; mağdurun zararının karşılanması nedeniyle dolandırıcılık suçu yönünden etkin pişmanlık hükümleri uyarınca cezanın yarı oranında indirildiği ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşılamaması nedeniyle hapis cezalarını ertelemeyerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerinin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Gerekçeli karar başlığında katılan olarak yazılan …’in sıfatının mağdur olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, hükmün gerekçesinde mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında soruşturma aşaması olarak yazılması hususu da mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/463 Esas, 2021/1724 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.