Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8281 E. 2023/707 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8281
KARAR NO : 2023/707
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli, tehdit

Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûl Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 12.09.2015 günü saat 02.00 sıralarında alkollü vaziyette, ikamette uyumakta olan katılanın rızası hilafına balkondan girdiği, bilahare polisin gelmesi üzerine uyanıp kendisinden şikâyetçi olan katılanı şikâyet ederse öldüreceğine dair tehditte bulunduğu iddiasıyla konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4, 106/1-1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/783 Esas, 2016/232 Karar sayılı kararı ile sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4, 106/1-1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl ve 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, eşinin ailesinin kendisinin cezaevine girmesini sağlamaya çalıştığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.12.09.2015 günü saat 03.15 sıralarında … Parkı’nın yakınında alkollü bir şahıs olduğu ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerinin olay yerinde bulunan tanık …’ı gördüğü, tanığın akrabası olan sanık …’ın parkın karşısında bulunan apartmanın 8 numaralı dairesine oğlunu görmeye gittiğini ve tartışma çıkabileceğini beyan etmesi üzerine bahsedilen adrese gidildiği, kapının çalınması ile tanık …’ın kapıyı açtığı, evde kimlerin olduğu sorulduğundan teyzesi olan katılan …’ün( Aranmış) bulunduğunu söylediği esnada karşıdaki odadan sanığın çıkarak yanlarına geldiği, kendisini oğlu …’ın çağırdığını beyan ettiği, bu esnada yanlarına gelen katılan …’ün kendisinden habersiz olarak evine giren sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık …, oğlunun çağırması üzerine eve gittiğini, kapıyı oğlunun açtığını savunmuş; tanık … ise tüm aşamalarda polislerin kapıyı çalması üzerine uyandığını ve babasını polislerin yanında iken gördüğünü beyan etmiştir.
3. Katılan … aşamalardaki istikrarlı beyanlarında sanığın ikametine rızası hilafına girdiğini, polis aracına binerken “3 sene infazım var şikâyetçi olursan hepinizi öldürürüm” şeklinde kendisini tehdit ettiğini ifade etmiştir.
4. Tanık …’ın duruşmada alınan beyanında, sanık evdeyken sanığın eski eşine çok sinirli olduğuna, onu öldüreceğine dair mesajlar attığını belirttiği görülmüştür.
5. 12.09.2015 tarihli Tutanak ve Gelen Aramalar Cep Telefonu Tespit Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
6. Sanığın adli sicil kaydı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Alkollü bir şahıs ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerinin tanık …’ın yönlendirmesi ile gittiği katılana ait ikamette sanığın bulunduğunu gördükleri, kolluk görevlilerinin yanında sanığı gören katılanın, olayın ilk sıcaklığıyla habersiz şekilde evine giren sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, katılanın aşamalarda istikrarlı olarak sanığın şikâyetçi olmaması için kendisini tehdit ettiğine ilişkin beyanları, yine katılanın duruşmada tanık …’ın sanığın eski eşi olan ablasına “Biran evvel evden çık, abim seni öldürmeye geliyor” şeklinde mesajlar gönderdiğine dair iddiaları üzerine tanığın bu şekilde mesajlar gönderdiğini kabul etmesi de dikkate alındığında; sanığın, oğlunun araması üzerine oğlunu görmek üzere ikamete gittiğine dair savunmasına itibar edilmeyerek konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle ve 116/4. maddeleri uyarınca tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümler kurulduğu, her ne kadar sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli eylemi uzlaşma kapsamında olsa da, suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. maddesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmadığının ve 5271 sayılı Kanun’un 253/3-2. maddesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından dolayı uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukukî aykırı görülmüştür.
3.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam gerekçeli kararda gösterilmemiş ise de; tekerrüre esas alınabilecek tek ilamı olan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/30 Esas, 2015/455 Karar sayılı mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
4. Davaya katılma talebinde bulunan ve talebinin kabulüyle davaya katılan olarak kabulüne karar verilen katılan …’ün gerekçeli karar başlığında müşteki olarak belirtilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
5. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/783 Esas, 2016/232 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.