YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11603
KARAR NO : 2023/949
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/414 E., 2022/1703 K.
İHBAR OLUNAN : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 24.12.2018
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/3 E., 2021/440 K.
Taraflar arasındaki bayram ikramiyesinin ödenmesi davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile ihbar olunan SGK Başkanlığı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Kurum hakkında hüküm kurulmadığı için istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine, davalı Vakıf vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Vakıf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı; davalı Vakfin 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 nci maddesi kapsamında bir Sosyal Güvenlik Kurumu olduğunu, 2018 yılı Kurban Bayramı ikramiyesinin ödenmediğini belirterek, bayram ikramiyesinin davalı Vakıf mensuplarına da ödenmesi gerektiğinin tespiti ile 1.000,00 TL tutarındaki 2018 yılı Kurban Bayramı ikramiyesinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Vakıf vekili; müvekkili Vakıf işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığınca 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 nci maddesi kapsamında olan sandıklardan aylık/gelir alanlara da bayram ikramiyesi ödenmesinin sandıkların takdirinde olduğunun bildirildiğini, müvekkili sandığın bayram ikramiyesi ödeme yükümlülüğü bulunmadığın belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.İhbar olunan SGK vekili; huzurdaki davaya konu olan bayram ikramiyesi ve tahsili işlemleri davalı Vakıf tarafından yapılacağından huzurdaki davada müvekkil Kurumun feri müdahil olarak yargılamaya katılmasını gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını, Kurumun taraf sıfatı olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacıya bayram ikramiyelerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine ve ödenmeyen 2018 yılı Kurban Bayramı ikramiyesine ilişkin 1000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile İhbar olunan SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Vakıf vekili; alacağın tespit hükmü verilmesinin usule aykırı olduğunu, para alacağının tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, davalı Vakfın bayram ikramiyelerini aktüeryasından karşılama yükümlülüğü bulunmadığını, Hazine’nin bayram ikramiyelerini Sandıklara geri ödemediğini, Hazine ve Maliye Bakanlığına karşı ikame edilen ve bayram ikramiyelerinin ödenmesini amaçlayan idari davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.İhbar olunan Kurum vekili; huzurdaki davaya konu olan bayram ikramiyesi ve tahsili işlemleri davalı vakıf tarafından yapılacağından, davada Kurumun yargılamaya katılmasını gerektirecek bir durum söz konusu olmadığından (taraf sıfatı olmadığından) Kurum yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davacının davalı Vakfa dava tarihi öncesinde başvurduğu,
506 sayılı Kanun’un Geçici 20’nci maddesi gereğince davalı Vakfın sigortalılara (mensuplarına) sağlayacağı hak ve menfaatlerin süresi ve miktarının 506 sayılı Kanun hükümlerinde belirtilen şartlardan daha aşağı olamayacağı, 506 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlükten kalkması ve 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle bu düzenlemenin 5510 sayılı Kanun hükümlerine ve bu bağlamda 5510 sayılı Kanun’un Ek 18’nci maddesine göre ödenen Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı ikramiyesini de kapsaması nedeniyle davacının bayram ikramiyesinden yararlandırılması gerektiği, bu ikramiyeleri sigortalıya ödeme yükümlülüğünün ise Sosyal Güvenlik Kurumunun muadili olan vakfa ait olduğu (Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 10.11.2021 gün ve 2021/3580 E. 2021/13953 K.sayılı kararı da bu yöndedir) anlaşılmakla, mahkemece yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de davacının vekili bulunmadığı halde yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. ” gerekçesiyle “…Davanın KABULÜ ile davacıya bayram ikramiyelerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine ve ödenmeyen 2018 yılı Kurban Bayramı ikramiyesine ilişkin 1000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine… ” dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Vakıf vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının vekili bulunmadığı halde vekalet ücretine hükmedildiğini, tespit hükmü kurulamayacağını, husumetten red kararı verilmesi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun’un Ek 18’inci maddesine göre davacıya bayram ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği ile davalı Vakfın bundan sorumlu olup olmayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un Geçici 20 nci maddesi ile Ek 18 nci maddesi, davalı Vakıf Senedi
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Vakıf vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının vekili olmadığı halde lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin (II) nolu bendinin son paragrafının silinerek hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…