Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13663 E. 2023/931 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13663
KARAR NO : 2023/931
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine ve şikayetçi aleyhine %10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde; ilamdan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan takipte icra emrinin vekil olarak kendilerine tebliğ edildiğini, vekil olarak sorumluluğun icra emri tebliğ edilene kadar olduğunu, icra dosyasına ayrıca vekalet sunulmadığını, vekalet ilişkisinin bulunmadığı hususunun icra dosyasına bildirildiğini, buna rağmen tebliğlerin vekil sıfatıyla yapılmaya devam edildiğini bu nedenle satışa hazırlık niteliğinde yapılan işlemler ve tebliğlerin usulsüz olduğunu, kıymet takdiri raporunun borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği için kıymet takdiri raporuna itiraz edilemediğini, raporun usulüne uygun olmadığını, raporda teknik değerlendirme yapıldığını, heyette mülk bilirkişisi bulunmadığı için taşınmazın mevkii ve yöresine göre değerinin gösterilmediğini, değerinin çok düşük tespit edildiğini, taşınmazın ruhsat durumunun ilgili kurumdan sorulmadığını ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; ilamın devamı olan icra takibinde ödeme emri ve müteakip işlemlerin vekile tebliğinin yasal zorunluluk olduğunu, vekilin icra dosyasından çekilmesinden sonra ise tüm tebliğlerin asile usulüne uygun olarak yapıldığını, kıymet takdirine itirazların bu davada dinlenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanı ve kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği, satış ilanı tebliğ tarihinden itibaren süresinde şikayet edilmeyen satış öncesi işlemler nedeniyle ihalenin feshinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesindeki fesih iddialarını tekrar ederek kıymet takdiri tebliğ olmadığı için satış ilanının tebliğe çıkarılmasının da usulsüz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz satış ilanının şikayetçi borçluya 29.03.2021 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde hazırlık işlemi mahiyetinde olan hususlarda şikayette bulunulmadığı bu nedenle ihalenin feshi aşamasında bu hususların ileri sürülemeyeceği, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede fesih nedeni bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet ve istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 134,134/2

3. Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayet tarihi itibariyle yürürlükte olan İİK’nın 134/2. maddesinde “ihalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile İcra Mahkemesinde şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.
İİK’nın 134/2. maddesindeki bu düzenlemenin gerekçesine bakıldığında “ihaleye iştirak edenlerin şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyebilmeleri için yurt içinde adres göstermeleri zorunluluğu getirmek suretiyle kötü niyetli isteklilerin önüne geçilmesinin amaçlandığı” belirtilmiştir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre de yurt içinde adres gösterme koşulunun ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler hakkında gerekli olduğu kabul edilmekle, takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır. Ancak bu durum, takip dosyasında yurt içinde bir adresin mevcut olması ve ihalenin feshi istemine ilişkin başvuru dilekçesinde hiç adres gösterilmemesi hali içindir. Borçlu veya alacaklı şikayet dilekçesinde, yurt dışında bir adres göstermişse, bu durum açıkça anılan maddedeki “yurt içinde adres gösterme” zorunluluğuna aykırılık teşkil edecektir.
Davacı asilin kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi anılan maddede belirtilen bu koşulun yerine getirilmesi gereklidir. Zira vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde davacı asile yapılacak tebligatlar için ve işin sürüncemede kalmamasını amaçlayan “yurt içinde adres gösterme koşulu” yerine getirilmelidir.
Somut olayda, ihalenin feshini isteyen şikayetçi şikayet dilekçesinde yurt dışında bir adresi gösterdiği ve şikayetçi vekilinin vekaletnamesinde de yurtdışı adresinin yer aldığı görülmektedir.
Bu durumda, mahkemece, İİK’nın 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur.
Ancak, İİK’nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemez. Bu durumda yurt içinde adres bildirme zorunluluğu usulünce yerine getirilmediğinden, şikayetçinin ihalenin feshi istemi dava şartı yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı, para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2022 tarih ve 2022/611 E. – 2022/2495 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

… İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15/12/2021 tarih ve 2021/97 E. – 2021/159 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin “2” no’lu bendinde yer alan “İİK’nın 134/2 maddesi uyarınca davacının ihale bedelinin %10 olan 51.800,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına,” cümlesinin silinerek tümüyle karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.