YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/99
KARAR NO : 2023/845
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 07.02.2022 tarihli ve 2021/3924 Esas, 2021/5767 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci 206 fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. İcra Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2017/1210 Esas, 2020/990 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerlerine atılı İİK’nın 332/1 hükmü uyarınca aczine veya durumunu ağırlaştıran borçlu ve İİK’nın 331. maddesi gereğince alacaklısını zarara uğratmak için mevcudu azaltmak suçlarının unsurları oluşmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar hakkında İİK 337/a maddesi uyarınca ticareti terk etmek ve İİK 345/a meddesi uyarınca sermaye şirketinin iflasını istememek suçlarından şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesine, karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/3924 Esas, 2021/5767 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik
müştekiler vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2021/3924 Esas, 2021/5767 Karar sayılı ek kararı ile müştekiler vekilinin temyiz başvurusu hakkında, CMK’nun 286/2-g maddesi uyarınca … 4. İcra Ceza Mahkemesi’nce sanıkların beraatine ve şikayet hakkının düşürülmesine ilişkin olarak verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin daire kararı kesin nitelikte olduğundan, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müştekiler vekilinin temyiz istemi, yerel mahkeme tarafından tesis edilen 24.12.2020 tarihli hükümde yine … Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmediği, davaya ilişkin taleplerin iki ayrı icra dosyasına ilişkin iken … Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hiç yokmuş gibi hüküm tesis edilmesinin verilen kararı eksik, hatalı, usul ve yasaya aykırı bir hale getirdiği, bu durumun kararların gerekli şekilde incelenmeden verildiğinin açık delili olduğu, sanıklar …, … ve …’ın üzerlerine atılı İİK’nın madde 331, 332, 345/a ve 337/a suçlarının unsurlarının oluşmaması sebebiyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine dair verilen kararın hatalı ve usul yasaya aykırı olduğu, sanıkların isnat edilen suçları işlediklerinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, dosyadaki bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere şirketin borca batık olması sebebiyle iflas şartlarının oluştuğunun belirlendiği gözetildiğinde buna rağmen … Denizcilik ve Endüstriyel Yapılar San. Ve Tic. A.Ş. ortağının o dönemde … A.Ş. ile birlikte ihaleler yaptığı ve büyük gelirler elde etmiş olduğu, zaman kazanmak amacıyla ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptali davalarından başlayarak şirket üzerinde tek bir mal, kasada bir kuruş kalmayacak şekilde alacaklısını zarara sokma maksadıyla mevcudunu eksiltme suçunun işlediğinin açıkça ortada olduğu, aynı zamanda İİK’nın 332. maddesindeki aczine kendi fiiliyle sebebiyet vermek, vaziyetin fenalığını bilerek ağırlaştırmak suçunun işlendiği sabit olmakla birlikte bilirkişi raporuyla ve diğer deliller ile bu suçların da sabit olduğu, İİK’nın 347. maddesi uyarınca davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesinin son derece hatalı bir karar olduğu, davanın süresi içerisinde açılmış olduğu ve kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında müşteki … Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin gösterilmemesi maddi hataya müstenit olup, mahkemece mahallinde düzeltilebilir olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
A.Sanıklar Hakkında İİK’nın 332., 337/a ve 345/a Maddelerine Muhalefet Suçlarına Yönelik Kurulan Hükümler Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine göre ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının, aynı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen kesin hüküm niteliğindeki kararlardan biriyle sonuçlanmaması hâlinde temyiz edilebilir olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde müştekiler vekilinin ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B.Sanıklar Hakkında İİK’nın 331. Maddesine Muhalefet Suçuna Yönelik Kurulan Hükümler Yönünden;
5271 sayılı CMK’nun, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen, 286/2-d maddesinin Anayasa Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki hali;
“…d) (Değişik : 6545 – 18.6.2014 / m.78) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.” şeklinde iken, 15.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla; CMK’nun 286/2-d maddesi; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk defa verilecek mahkumiyet kararlarına karşı üst derece yargı denetimi (temyiz) yolunun kapatılmasının, AİHS’ye ek 7. nolu protokole ve Anayasa’nın 36. maddesine aykırı olması gerekçesiyle iptal edilmiştir.
İptal kararı üzerine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 7. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK’nun 286/2-d maddesinin son hali;
“…d) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nun 286/2-e maddesi ise; “…e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, temyiz edilemez.” hükmünü içermektedir.
Buna göre; 7165 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında 5271 sayılı CMK’nun 286/2-e maddesinde yer alan; adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin düzenleme; kanunlarda sadece adli para cezası gerektiren suçlarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince kurulan her türlü hükme karşı istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk kez mahkumiyet hükmü kurulmaksızın verilecek diğer kararlar (esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi vb.) için uygulanma kabiliyeti olan bir hükümdür.
7165 sayılı kanunla yeniden düzenlenen CMK’nun 286/2-d maddesinde yer alan; sanık hakkında İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.
Somut olayda; temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331. maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası öngören, “Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek” suçunu oluşturduğu gözetildiğinde;
5271 sayılı CMK’nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yılın üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkündür.
Temyize konu edilen hükme esas somut uyuşmazlıkta;
İlk derece mahkemesi tarafından, sanıkların üzerlerine atılı alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudu azaltmak suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, müştekiler vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, yapılan istinaf incelemesi sonucunda,15/12/2021 tarihinde istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine dair kesin olarak karar verildiği, hükmün müştekiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez temyiz isteminin reddine karar verildiği ve söz konusu 07.02.2022 tarihli ek
kararın temyiz edildiği görülmekle, CMK’nun 286/2-d maddesi gereği temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, yasal dayanaktan yoksun olan 07.02.2022 tarihli temyiz isteminin reddine dair “ek kararı”nın KALDIRILMASINA oybirliğiyle karar verilerek; aynı dairenin 15.12.2021 tarih ve aynı sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
5271 sayılı CMK’nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile müştekiler vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin vermiş olduğu hüküm hukuka uygun bulunmakla,müştekiler vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A.Sanıklar Hakkında İİK’nın 332., 337/a ve 345/a Maddelerine Muhalefet Suçlarına Yönelik Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2021/3924 Esas, 2021/5767 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden müştekiler vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE 07.02.2022 tarihli EK KARARIN ONANMASINA,
B.Sanıklar Hakkında İİK’nın 331. Maddesine Muhalefet Suçuna Yönelik Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/3924 Esas, 2021/5767 Karar sayılı kararında müştekiler vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.