Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/750 E. 2023/1534 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/750
KARAR NO : 2023/1534
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2016 tarihli ve 2016/554 Esas, 2016/710 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen

delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

2. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2016 tarihli ve 2016/402 Esas, 2016/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2017 tarihli ve 2017/38 Esas, 2017/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının özetle; katılanın her biri yara için ayrı ayrı adlî raporunun alınması ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2017 tarihli ve 2017/92 Esas, 2017/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.11.2017 tarihli ve 2017/967 Esas, 2017/1813 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

6. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/461 Esas, 2022/2918 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın, mağdura yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu ve haksız tahrik

nedeniyle yapılan indirimin alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği nedenleriyle bozulmasına, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği kazanılmış hakkının dikkate alınmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

7. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2022/1072 Esas, 2022/1418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın kasten hareket etmediğine,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kalması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin eksik olduğuna,
4. Hükmolunan netice cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi ya da ertelenmesi talebine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kardeşi inceleme dışı … ‘nun kız kaçırma meselesi nedeniyle mağdur ile ailesi arasında husumet bulunduğu, olay günü aynı meseleden her iki aileye mensup kişiler arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında mağdurun sanığa yumruk atmasıyla sanığın burun kemiğinde hayat fonksiyonlarına etki derececi (1 inci) derecede olan kemik kırığı ile buna bağlı burun kemiğindeki deviasyon nedeniyle yüzünde sabit iz oluştuğu, sanığın da mağdura 6 cm. uzunluğundaki 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan bıçakla vurarak biri toraksa nafiz olacak şekilde göğüs ve bel bölgesinden yaraladığı, tanık … ‘nın engel olması nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, mağdurun yakınları tarafından hastaneye kaldırıldığı, mağdurun anlatılan eylemi yönünden hakkında hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevilli ikrarda bulunduğu belirlenmiştir.

3. İstinaf aşamasında şikâyetinden vazgeçen mağdur, her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.

4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin Hukukî süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmının gereği olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı

Kayseri Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 29.03.2017 tarihli adlî muayene raporunda özetle ikisi torakal bölgede, birisi lomber bölgede olmak üzere üç adet kesici delici alet yaralarının,
a) Torakal bölgede tarif edilen toraksa nafiz, hemopnömotoraksa neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
b) Torakal bölgede tarif edilen toraksa nafiz olmayan, kas doku hasarına neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
c) L5 vertebra hizasında tarif edilen batına nafiz olmayan, kas doku hasarına neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve kesici delici alet yaralanmalarının müçtemian kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı görüşünün bildirildiği belirlenmiştir.

5. Tanık … ‘nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanığın yaralanmasına ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Kayseri Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 14.07.2016 tarihli adlî muayene raporunda hayat fonksiyonlarına etki derecesi hafif (1 inci) derece olan nazal kemik kırığı bulunduğu belirlenmekle 08.11.2016 tarihli adlî muayene raporunda ise yüzünde sabit iz oluştuğu bildirilmiştir.

7. Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 11.01.2016 tarihli uzmanlık raporunda; sanığın suçta kullandığı bıçağın, 6136 sayılı Kanun kapsamına girmediği belirtilmiştir.

8. Mahkemece, Hukukî süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suç Kastı Yönünden
Sanığın, aşamalardaki “…… … bana defalarca vurdu, ben korkutma amacıyla elimdeki meyve bıçağını salladım” şeklindeki anlatımı karşısında 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kast için aranan, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilinmesi ve istenmesi unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın, eylemini kasten gerçekleştirdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Meşru Savunma Yönünden
Mağdurun elinde silahtan sayılan bir cisim olmadan yumrukla kavgaya katıldığı, buna karşın sanığın ikisi göğüs bölgesinden olmak üzere bıçakla mağduru üç yerinden yaraladığı, sanığın burnu kırıldığı hâlde mağdurun hayati tehlike meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda meşru savunma koşullarının bulunmadığı, bu itibarla sanığın ancak haksız tahrikin etkisi altında hareket ettiğinin kabul edilebileceği, kaldı ki sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci maddesi

uyarınca (1/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik Yönünden
Olay ve olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta anlatılan oluşa ve Hukukî süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriğine göre sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Seçenek Yaptırım ve Erteleme Hükümleri Yönünden
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında erteleme müessesesinin uygulanabilmesi için netice ceza miktarının üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu, keza aynı Kanun’un 50 nci maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevirme kararı verilebilmesi için netice ceza miktarının üst sınırının 1 yıl hapis cezası olduğu, sanık hakkında belirlenen netice ceza miktarının seçenek yaptırımlara çevirme ya da erteleme kararları verilmesinde kanunî engel teşkil ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2022/1072 Esas, 2022/1418 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.