Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14789 E. 2023/713 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14789
KARAR NO : 2023/713
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/284 E., 2018/514 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2011/443 Esas, 2013/321 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2011/443 Esas, 2013/321 Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 29.05.2017 tarihli ve 2017/4533 Esas, 2017/11935 Karar sayılı ilâmıyla; “Suç tarihi itibariyle sanıklara yüklenen eylemin mahkeme kabulünde belirtildiği üzere basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu,ancak hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/284 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyizi; sanık …’in suçlamayı kabul ettiğini, hakkında verilen hükmün bozulmasını ve beraatine hükmedilmesi gerektiğine,
2. Sanık …’ın temyizi; atılı suçu işlemediğine, eylemi gerçekleştiren kişinin Ahmet isimli şahıs olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’ı kullanmış olduğu hattan arayan ve kendisini polis memuru Yusuf Sezgin olarak tanıtan kişinin katılana “senin bilgilerini alan Ali Ural isimli kişi internet üzerinden dolandırıcılık, şantaj ve tehdit suçlarını işleyip banka hesaplarındaki paralarını çekmek üzere” dediği ve katılandan bankaya gidip para çekmesini istediği, bunun üzerine katılanın bankaya giderek hesabından 5.980,00 TL parayı çekerek sanıklardan Kamuran’a ait hesaba 5.950,00 TL parayı gönderdiği, paranın kartın …’ta bulunması nedeniyle sanık … tarafından çekildiği bu şekilde sanıkların atılı suçu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın, arkadaşı olan diğer sanık …’in isteği üzerine hesap kartını Servet’e verdiği daha sonra kendisinin bankadan aranması nedeniyle de dolandırıcılık olabileceği söylenince kartını kapattırdığı ve şikayetçi olduğunu savunarak atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Sanık …’in, bozma kararı öncesi alınan savunmasında, olay tarihinden yaklaşık 7-8 yıl önce borç para verdiği açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği Vanlı Ahmet olarak bildiği arkadaşını görmesi üzerine parasını istediğini ve kendi hesabının hacizli olması nedeniyle iş yerinden arkadaşı olan sanık …’dan hesap kartını istediği Kamuran’ın da kendisine verdiği ancak daha sonra Kamuran’ın bankadan aranması nedeniyle kartı iptal ettiğini savunmuş olduğu bozma kararı sonrasında ise iş yerinde beraber çalıştığı Urfalı Ahmet olarak tanıdığı kişinin kendisine bir para geleceğini ancak hesabının olmadığını bu nedenle kendisinden banka hesabını istediğini kendisinin hesabının olmaması nedeniyle arkadaşı olan sanık …’ın banka kartını alıp Ahmet isimli şahsa verdiğini ancak daha sonra Ahmet’e ulaşamadığını savunduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
5.Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
6. Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A) Sanık … Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/284 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararında, katılan beyanı, sanık …’ın savunması, sanık …’in birbiri ile çelişen savunmaları, kartı Ahmet isimli şahsa verdiğini belirtmiş olmasına rağmen bu kişiye ait herhangi bir bilgi veya belge de sunamamış olması ile tüm dosya kapsamından sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık … Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanık …’ın baştan itibaren değişmeyen savunmasında hesabına ait banka kartını sanık …’in isteği üzerine kendisine verdiğini ancak bankadan aranması ile dolandırıcılık eylemi olabileceğinden kartı bloke ettirip akabinde suç duyurusunda bulunmuş olması karşısında, sanığın sanık …’in eylemine iştirak ettiğine ve atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin delil bulunmaması nedeniyle beraatine hükmedilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/284 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/284 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.