Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21696 E. 2023/1101 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21696
KARAR NO : 2023/1101
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/183 E., 2015/57 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f bendi, 58 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis, 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; Uygun görülen cezayı hak etmediğini düşündüğünden dosyasının Yargıtay tarafından incelenmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılana ait küçükbaş hayvanların 25.000,00 TL’ye sanığa satışı konusunda tarafların anlaştıkları, sanığın kapora olarak 500,00 TL nakit ödemede bulunduğu, geri kalan miktar için suça konu tamamen sahte olarak sanık lehine düzenlenmiş 26.500,00 TL bedelli, keşide tarihi 20.05.2014 olan çeki katılana verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık tarafından katılana ait küçükbaş hayvanlar kamyona yükletilip Buharkent Ortakçı köyüne götürülmüş, çekin bankaya ibrazında tamamen sahte olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık savunmasında malları aldığını, karşılığında çeki verdiğini kabul etmiş ancak çekin sahte olduğunu bilmediğini, öğrendikten sonra katılanın zararını parça parça ödediğini, suça konu çeki zeytin sattığı Bekir Yıldırım isimli şahıstan aldığını, alışverişe ilişkin belgeleri ve bu şahsın adresini mahkemeye sunacağını beyan etmiş ancak hüküm tarihine kadar mahkemeye hiçbir belge ve bilgi sunmamıştır.
4. Katılan, sanığın zararını ödediği beyanını kabul etmemiş, sanığın kendisine sadece 500,00 TL kapora verdiğini beyan etmiştir.
5. Finansbank Genel Müdürlüğünün 27.03.2014 tarihli yazısında suça konu çekteki yazı karakterinin bankalarına ait çeklerin yazı karakterine uygun olmadığını ve keşideci görünen …’a ait çek karnesinde 320998 seri numaralı çek bulunmadığı beyan edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik ile, sanığın tekerrüre esas alınan Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/923 Esas ve 2012/426 Karar sayılı ilamına konu tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtlarının esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katılandan az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, gün adli para cezası miktarı belirlenmeden doğrudan menfaatin iki katı adli para cezasına hükmedilmesi sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/57 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.