Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/388 E. 2023/1535 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/388
KARAR NO : 2023/1535
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2017/798 Esas, 2019/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında … ‘e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/458 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/2767 Esas, 2021/7637 Karar sayılı kararı ile özetle;
a) Sanığa atılı suç için öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle savunmasının yargılamayı yapan Mahkemece bizzat veya SEGBİS ile alınması gerektiği hâlde istinabe ve yakalama ile alınan savunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Tekerrüre esas alınan ilâm yönünden düşme kararı verildiği belirlenmekle sanığın mükerrirlik durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın savunmasının bizzat alınmadığına,
2. Suç kastının bulunmadığına,
3. Sanığın eyleminin, meşru savunma kapsamında kalması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay günü katılanın, sanık ile aralarındaki alacak verecek meselesinden kaynaklı sorunu konuşmak için sanığın daveti üzerine yeğeni inceleme dışı mağdur … ile birlikte sanığın işyerine geldiği, aralarında başlayan konuşmanın tartışmaya dönüşmesi üzerine sanığın işyerindeki diğer odaya gidip elinde silah olduğu hâlde geri geldiği, önce inceleme dışı mağdur …’ın ayaklarına doğru iki el ateş ettikten sonra katılanın ayağına bir el ateş edip kaçtığı, katılanın sol bacak diz bölgesinden yaralandığı,

sol femur medial kondil kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesi ağır (4 üncü) derece olup popliteal bölgede damar yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, inceleme dışı mağdur Rıdvan’a yönelik anlatılan eylem ile ruhsatsız tabanca taşıma suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının bozma ilâmından önce istinaf aşamasında kesinleştikleri anlaşılmıştır.

2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek kendisini savunduğunu bildirdiği anlaşılmıştır.

3. Katılan ile inceleme dışı diğer mağdur …’nin aşamalarda değişmeyen birbirleri ile uyumlu istikrarlı anlatımlarda bulundukları belirlenmekle İlk Derece Mahkemesince hakkında beraat kararı verilen … ‘nin sanığın savunmasını doğrulamadığı tespit edilmiştir.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Kocaeli Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 16.09.2015 tarihli adlî muayene raporunda özetle; sol bacakta diz üstü lateralde mermi giriş deliği, sol diz üstü medialde mermi çıkış yarası, popliteal bölgede damar yaralanması olup safen damar ile sol popliteal arter onarımı yapıldığı, grafide sol femur medial kondilde minimal fraktür olduğu şeklinde tarif edilen yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (4 üncü) derecede etkileyecek nitelikte olduğu görüşünün bildirildiği belirlenmiştir.

5. Mahkemece, Hukukî süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Savunma Hakkı Yönünden
Sanığın üzerine atılı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu için 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi kapsamında öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği savunmasının yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması gerektiği, Hukukî süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı gereği sanığın savunmasının Mahkemece 17.02.2022 tarihli oturumda alındığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç Kastı Yönünden
Sanığın katılanı hedef alarak tabanca ile ateş edip yaraladığı olayda doğrudan kast ile hareket ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Meşru Savunma ve Beraat Talebi Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile katılan hakkında tanzim olunan ve Olay ve olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporu karşısında sanığın üzerine atılı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu

işlediği, meşru savunmanın unsurlarını teşkil eden saldırı ve savunmaya ilişkin şartların oluşmadığı belirlenmekle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Haksız Tahrik Yönünden
Mahkemece bu hususun tartışıldığı ve “alınan beyanlardan ve sanığın çağırması üzerine katılanın ofisine gitmesi sebebi ile katılanın haksız tahrik sayılacak bir eylemi olmaksızın sanığın silahla ateş ettiği” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeye istinaden olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, sanık hakkında belirlenen cezadan haksız tahrik indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.