YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/7773
KARAR NO : 2010/3199
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Mala zarar verme, Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
Hüküm : 1- Sanık … için; 765 sayılı TCK’nın 516/3, 522/1. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 206/1, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Sanık … için; 765 sayılı TCK’nın 516/3, 522/1. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında 765 sayılı TCK’nın 516/3. maddesi ile uygulama yapılırken hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık …’un üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kollukta şüpheli olarak ifade verdiği sırada kimliği ile ilgili olarak yalan beyanda bulunan sanık …’un gerçek kimliğinin hemen tespit edilmesi karşısında umumi veya hususi bir zarar meydana gelmediğinden, eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 528. maddesinde gösterilen kabahati ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 267. maddesi delaletiyle 268. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı, hukuki durumunun ve lehe yasa değerlendirmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık …’un zarar verdiği kabul olunan malların değeri tespit edilmeden 765 sayılı TCK’nın 522/1. maddesi ile tayin edilen cezadan ½ oranında indirim yapılması,
4- 765 sayılı TCK’nın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığına göre anılan Kanunun bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı,
5- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği ve hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanık …’un hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.