Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1607 E. 2023/1175 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1607
KARAR NO : 2023/1175
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı … Tic. A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada müdahil … Endüstri Kazanları San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı … Tic. A.Ş. vekilince duruşmalı, müdahil vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat Yasun Dursun ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat Akın Afşar geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, “V. Boraks Pentahidrat Tesisi İşi’ne ilişkin 23/01/2012 tarihli sözleşme ile davalı idareye 500.000 Ton/yıl kapasiteli üretim tesisi yapmayı taahhüt ettiğini, süre uzatımları ile birlikte işin teslim tarihinin 28/11/2015 olarak belirlendiğini, sözleşmede işin süresinde bitirilmemesi halinde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (onbinde altı) oranında gecikme cezası uygulanacağının düzenlendiğini, müvekkili şirketin 01/11/2015-30/11/2015 tarihine kadar yapılan işlere ilişkin 39 no.lu hakedişinin ödenmesi sırasında haksız olarak toplam 377.717,91 TL gecikme ceza kesildiğini, hakedişin ihtirazî kayıtla imzalandığını, işletmenin 07/09/2015 tarihinde işletmeye alınmış olmasına rağmen geçici kabulün yapılması için yapılan müracaatın “sözleşme süresi içinde performans testleri yapılmadan, sözleşmede belirtilen performans şartlarının sağlandığı görülmeden geçici kabulün tarafımızdan yapılması mümkün değildir” denilerek geri çevrildiğini, YİGŞ’nin 41/4 maddesine göre, geçici kabulün yapılması için, işin tamamlanmamış kısmının sözleşme bedelinin %5’inden daha fazla olmaması, kalan işlerin tehlike arz etmemesi ve bu eksikliklerin işin idareye teslimine, kullanılmasına veya işletilmesine engel olmamasının gerektiğini, idarenin, işin %98,706 oranında bitmiş olduğunu kabul ettiğini, işin geçici kabule hazır olmasına karşın talep edilmemesine rağmen davalı idarenin önce 120 ve sonra 150 günlük cezalı çalışma süresi verdiğini, işin geçici kabule hazır olduğunu; bu sebeple haksız olarak hakedişten kesilen toplam 377.717,91 TL cezanın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; aynı sözleşme uyarınca tesiste 24/09/2015 tarihinde üretime başlanıldığının, performans testinin geçici kabul şartı olamayacağının, geçici kabul itibar tarihi olarak 27/11/2015 tarihinin esas alınması gerektiğinin, idarenin cezalı süre vermesinin ve gecikme cezası işletmesinin şartlarının gerçekleşmemiş olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili asıl ve birleşen davaya yönelik cevap dilekçesinde özetle; sözleşme konusu işin 1100 günde tamamlanması gerektiğini, sözleşme eki Teknik Şartname’nin 7. maddesinin son paragrafında performans testlerinin tamamlanmaması halinde yükleniciye 120 günlük cezalı süre verileceği, “…verilen cezalı süre içinde de performans değerlerinden herhangi birinin cezalı kabul koşulları sınırlarının altında kalması ya da üretilen ürünün 6.5 maddede belirtilen özellikleri sağlayamaması durumunda tesisin geçici kabulünün yapılmayacağının düzenlendiğini, işin revize bitim tarihinin 27/11/2015 olarak belirlendiğini, performans testlerinin tamamlanarak işin geçici kabule hazır hale getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin 26.2 maddesi gereğince her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,06 oranında gecikme cezasının 39 nolu hakedişten kesildiğini, 120 ve 150 günlük iki defa cezalı süre verildiğini, işin 27/11/2015 tarihinde geçici kabule hazır hale getirildiği iddiasının doğru olmadığını, davacının sözleşme ile taahhüt ettiği 500.000 ton/yıl kapasiteye ulaşamadığını, tesisin bu haliyle kabulünün mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2021/13 Esas, 2021/263 Karar ve 20.04.2021 tarihli kararıyla özetle; davacı yüklenicinin, “V. Boraks Pentahidrat Tesisi İşi”ne ilişkin 23.01.2012 tarihli sözleşme ile davalı idareye 500.000 Ton/yıl kapasiteli üretim tesisi yapmayı taahhüt ettiği, sözleşme eki Genel Teknik Şartnamesi’nin 7. maddesinin Geçici Kabul başlığı altında, “Performans testlerinin tamamlanması ve tesis performans testlerinin Teknik Şartnamede garanti edilen değerlere ulaştığının tutanakla tespitinden sonra yüklenicinin yazılı başvurusu üzerine geçici kabulün yapılacağının belirlendiği, davacının belirlenen sözleşme süresi içinde söz konusu performans değerlerini yakalamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı, süresi içinde davacı yüklenici ve müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; performans testinin bir yapım işi olmayıp, teslim edilen eserden elde edilmesi taahhüt edilen verimin muayene testi olduğunu, performans testinin geçici kabulün ön şartı olamayacağını, geçici kabul tarihinin 27/11/2015 tarih olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil vekili istinaf dilekçesine özetle; performans testinin geçici kabul şartı olamayacağını, işin sözleşme ve eklerinde yer alan hükümlere uygun olarak tamamlandığının idare tarafından düzenlenen tutanaklarla sabit olduğunu, işin idarece fiilen kabul edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacı ve müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını, süresi içinde davacı ve müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
Müdahil vekili, istinaf başvurusundaki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada hakedişten haksız kesilen cezai şartın iadesi, birleşen davada ise muarazanın giderilmesi isteminlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesi, Kamu İhale Mevzuatı.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyiz başvuru süresi iki hafta olup, süre istinaf kararının tebliği tarihinden itibaren başlar. Asıl ve birleşen davalarda müdahil vekiline istinaf mahkemesi kararının 08.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, müdahil vekili tarafından iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 25.02.2022 tarihinde temyiz kanun yoluna müracaat edildiği anlaşıldığından süresinde yapılmayan temyiz isteminin REDDİNE,
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle sözleşme uyarınca yükümlenilen işin yüklenici tarafından tamamlanması ve teslim alınmasına, talep edilen cezai şartın performansla ilgili olmasına, taraflar arasında imzalanan 23.01.2012 tarihli sözleşmenin 26. maddesi uyarınca, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde davalı idare tarafından kesilecek cezai şartın süresinin 120 günden fazla olamayacağının ve asıl davada iadesi talep edilen 3 günlük cezai şart süresinin de toplam 120 günlük cezalı süreye dahil olduğunun tabi bulunmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Müdahil vekilinin temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde müdahile iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karann bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.