YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11290
KARAR NO : 2023/410
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2022/693 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/363 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/363 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2019/9689 Esas, 2022/329 Karar sayılı kararı ile “1-Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve mahkumiyet hükmüne 22.01.2010 tarihli statik gözlem raporunun aslı ya da suretinin dosya içerisinde mevcut olmadığı, aslının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 9/2. maddesinde, yapı denetim kuruluşunun ortak ve yöneticileri, mimar ve mühendisleri ile laboratuvar görevlilerinin bu Kanun hükümleri çerçevesinde yapmaları gereken denetimi yapmadıkları halde yapmış gibi veya yapmalarına rağmen gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemeleri halinde Türk Ceza Kanununun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılacağının düzenlenmesi karşısında; sanığın düzenlediği iddia olunan 22.01.2010 tarihli statik gözlem raporu nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin gerçekleşmediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın 22.01.2010 tarihli statik gözlem raporunu sahte olarak düzenlediği iddia edilen davada, eylem Mahkemece özel belgede sahtecilik suçu şeklinde vasıflandırılmış ise de, sanığın ortağı ve yetkilisi olmadığı … Denetim Ltd. Şti. tarafından düzenlenen statik gözlem raporunun sahte olarak düzenlenmesi şeklinde gerçekleştirilen, sanığa isnat edilen ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un dokuzuncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında kalan eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden hüküm tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği, Mahkeme hükmünün sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/693 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden suç vasfına yönelik kabul dışında bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.