Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/9658 E. 2008/3392 K. 03.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9658
KARAR NO : 2008/3392
KARAR TARİHİ : 03.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … arasında Kredili Mevduat Hesap Sözleşmesi, ve bankacılık hesap sözleşmesi imzalandığını ve davalınan bu sözleşmeden doğmuş ve doğacak tüm borçların kefili olduğunu ve garantör sözleşmesini imza ettiğini, borcun ödenmediğini, kat ihtarından sonuç alınamadığını, banka tarafından hem …’a hem de kefil olan …’a karşı icra takibine başlandığını, davalının takibe itiraz ettiğini, oysa davalının sözleşmeye garantör olup, müteselsil sorumluluğu doğduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borçlu olunmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyaya sunulan sözleşmeler, bilirkişi raporuna göre,kefalet senedinde muayyen bir miktar olmaması nedeniyle geçersiz olduğundan davanın reddine, davacının takibinde haksız ve geçersiz kefalet senedine dayalı olarak takip yaptığından kötüniyetli olduğu varsayılarak asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davacıdan alınıp, davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, dava dilekçesinde davalının kefil olduğuna ilişkin benimsemeye göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının takip talebinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir. Ancak, mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerde davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme hükmünün ikinci ve üçüncü satırlarındaki “9.966.91 YTL asıl alacağın %40’ı olan 3.987 YTL icra inkar tazminatının davacıdan alınıp, davalıya verilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibareler yerine “şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine” ibarelerinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.