YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11813
KARAR NO : 2009/2284
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın davalılar aleyhine haciz yoluyla takibe geçtiğini, takip şeklinin daha sonra iflasa çevrildiğini, davalıların takibe itiraz ettiğini, itirazların haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının kaldırılmasına ve iflaslarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, davacının 4.1.2005 tarihli ihtarnamede ve haciz yoluyla takipte 507.366 Dolar talep ettiğini, iflas ödeme emrinde ise 530.226.92.-YTL. talep ettiğini, alacağın muaccel olmadığını, haciz yoluyla takibe 7.2.2005 tarihinde itiraz edildiğini, süresinde itirazın giderilmesi için dava açmayan davacının yenileme yapmadan takip şeklini iflasa çeviremeyeceğini, kefaletlerin geçersiz olduğunu, faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında kredi sözleşmelerinden doğan borçların ödenmediği, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğu, … emrinde gösterilen meblağın … edilmediği gerekçesiyle davalıların iflasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı banka 28.1.2005 tarihli takip talebinde 507.366.30 Doların fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının … edilmesini talep etmiş, ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlular 7.2.2005 tarihli itirazları ile takibi durdurmuştur. Borca itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin belge bulunmamaktadır. Alacaklı vekili 28.3.2006 tarihinde haciz yoluyla takibi iflasa çevirmiştir. İtirazın giderilmesi için İİK.nun 67 ve 68.maddelerinde öngörülen süreler işlemeye başlamadığından, alacaklının takip yolunu iflasa çevirmesinde bu yönde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak alacaklı vekili iflas ödeme emrinde 530.226.29.-TL. ana para, 450.316.27.-TL. işlemiş faiz ve 22.518.81.-TL. … ile birlikte toplam 1.003.059.-TL.nın tahsilini talep etmiştir.
İİK.nun 43.maddesinde iflasa tabi borçlu aleyhine haciz veya iflas yollarından birinin seçilerek takip açılması mümkündür. Bu yollardan birini seçen alacaklı sonra bir defaya mahsus olarak harç ödemeden takip yolunu değiştirebilir. Takip yolunu değiştirmek isteyen alacaklının takip yolunu değiştirdiğine ilişkin dilekçe vermesi yeterlidir. Bu dilekçeyi alan icra müdürü önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun bir ödeme emri düzenleyip borçlu veya borçlulara göndermelidir. Somut olayda davacı haciz yoluyla takibini iflasa çevirmişse de haciz yoluyla takipteki ödeme emrinde ve iflas ödeme emrindeki para birimleri farklı olduğu gibi miktarları da farklıdır. Bu işlem İİK.nun 43/2.maddesinde öngörülen usule uygun olmadığından farklı miktarda ve farkı para birimini içeren iflas ödeme emrine dayanarak iflas davası açılamaz. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.