YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12098
KARAR NO : 2009/5795
KARAR TARİHİ : 16.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … … … ile davalı Elekt. Üret. A.Ş. vek. Av. … … … ve Av. … … … ile diğer davalı … Tic. Taah. A.Ş. vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Çayırhan Termik Santrali’nin işletilmesi ve rehabilitasyonu ile görevlendirilmesi üzerine o tarihte tüzel kişiliği olan TEAŞ ile 23.06.2000 tarihinde elektrik satış anlaşması (ESA), 30.07.2001 tarihinde yakıt anlaşması imzalandığını, sonrasında Bakanlar Kurulunun 11.06.2001 günlü kararı ile 01.10.2001 tarihinden itibaren TEAŞ’ın üç ayrı tüzel kişiliğe bölünerek TEİAŞ, TETAŞ, EÜAŞ adı altında tüzel kişilikler kurulduğunu, anılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca davacının yakıt anlaşmasına göre kömür alım- satımı EÜAŞ ile elektrik enerji alım satımının TETAŞ ile yürütülmeye başlandığını, davacının EÜAŞ’… satın aldığı kömür bedelinin TETAŞ tarafından davacı istihkakından kesilerek sözleşmeler gereği EÜAŞ’a ödendiğini, bu durumun santralin 3. ve 4. ünitelerinin davacıya devrinin yapıldığı 04.10.2001 tarihinden bu yana süre geldiğini, ancak EÜAŞ’ın Ocak ve Şubat 2004 aylarında satın alınan kömür bedellerinin zamanında ödenmediğinden bahisle davacıdan gecikme faizi istediğini, ancak davalıların gecikme faizi istemlerinin sözleşmeler kapsamına göre haksız olduğunu belirterek 12.142.834.74 TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TETAŞ vekili, uyuşmazlığın imtiyaz sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevli yargı yolunun idari yargı olduğu gibi müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı EÜAŞ vekili, 01.10.2001 tarihinden beri davacının TEAŞ ile imzaladığı “Yakıt Anlaşması”nın yürütülmesinin müvekkili tarafından yapıldığını, davacının borcunu zamanında ödememesi üzerine gecikme faizi alacaklarının doğduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, imtiyaz sözleşmesi, anlaşmalar, bilirkişi raporu, Danıştay 10. Dairesinin 2004/2388 sayılı kararı, toplanan delillere göre taraflar arasında sözleşmeye dayalı hukuki ilişki bulunduğundan davalıların husumet itirazlarının reddine, olayda gecikme zammı şartlarının oluşmadığı, işlemin M.K.’nun 2. maddesi ile de bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalılara 12.142.834.74 YTL gecikme zammı nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı ile TEAŞ arasında 23.06.2000 tarihinde Enerji Satış Anlaşması, 30.07.2001 tarihinde ise Yakıt Anlaşması imzalanmıştır. 05.02.2001 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, 01.10.2001 tarihinden itibaren TEAŞ üç ayrı tüzel kişiliğe bölünmüştür (TEİAŞ, TETAŞ, EÜAŞ). Yakıt sözleşmesi gereği kömür satımı işini EÜAŞ, enerji satımını ise TETAŞ yüklenmiştir.
Davalılar ayrı ayrı tüzel kişilerdir. TTK.’nun 137. maddesi “her bir tüzel kişi ana sözleşmesinde yazılı işletme mevzuunun çevresi içinde kalmak şartıyla bütün hakları iktisap ve borçları iltizam edebilirler” hükmünü içermektedir.
Bu durumda ayrı tüzel kişiliği olan şirketler açısından her biri yönünden imzalanmış olan sözleşmeler değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken bunun aksine yazılı düşüncelerle olaya uygun düşmeyen M.K.’nun 2. maddesi hükmü de esas alınarak hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, hükme dayanak yapılan Danıştay 10. Dairesinin kararı ve bu kararı kısmen bozan Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu’nun 2006/2862 Esas, 2008/2220 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirilip, gerekli görüldüğünde konusunda uzman bilirkişi kurulundan … bir rapor alınıp, sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.