YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/38204
KARAR NO : 2023/128
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/345 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 … hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/345 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/12078 Esas, 2019/14139 Karar sayılı kararı ile uzlaşma işlemlerinin yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2019/1265 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 … hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; suç tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmesine rağmen kamu davasının düşmesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, katılana hukuki yardımda bulunduğuna ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’un taksirle ölüme neden olma suçundan yargılandığı sırada adliye koridorunda sanık … ile tanıştığı, sanığın kendisini … olarak tanıtıp katılanın mevcut dosyasını Yargıtay’daki temyiz incelemesi sırasında takip edeceğini söyleyerek katılandan tanık …’ın yanında 2.000,00 TL aldığı ayrıca katılanın 400,00 TL’yi de 19.09.2011 tarihinde sanık …’in eşi…’in hesabına gönderdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık katılana hukuki yardımda bulunduğunu, bu nedenle katılanın, eşi…’in hesabına 400,00 TL gönderdiğini ancak katılandan 2.000,00 TL almadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Tanık …, katılanı Yargıtay’da bulunan dosyasının takibi için sanığa 2.000,00 TL verirken gördüğünü beyan etmiştir.
4. … Barosu Başkanlığı 12.08.2013 tarihli yazısında;baro levhalarının incelenmesinde … ismine rastlanılmadığını, eski üye …’in kaydının 28.04.2010 tarihinde Avukatlık Kanunu’nun 5 inci maddesinin (g) fıkrası gereğince silindiğini belirtmiştir.
5. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
6. Mahkemece sanığın … olmamasına rağmen … gibi davranarak hileli hareketler ile katılandan menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık ifadesi, tutanaklar, makbuz ile tüm dosya kapsamından; sanığın … olmamasına rağmen … gibi davranarak hileli hareketler ile katılandan menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmış olup … Barosu Başkanlığı 12.08.2013 tarihli yazısında sanığın suç tarihi itibarıyla … olmadığının belirtilmesi nedeniyle suç vasfının doğru olarak belirlendiği ve zamanaşımı süresinin de dolmadığı tespit edildiğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda …
sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2019/1265 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla adli para cezası tayini , 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi ve “19.09.2011” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “08.09.2011” şeklinde gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 3. numaralı bendinde açıklanan nedenlerle … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2019/1265 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin kısmından “30 gün”, ” 25 gün” “500 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin paragrafın çıkartılması ve gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi kısmından “08.09.2011” ibaresinin çıkartılarak yerine “19.09.2011” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.