Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4984 E. 2023/113 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4984
KARAR NO : 2023/113
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2020 tarihli ve 2020/71028 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükmü temyiz eden sanık ve müdafinin temyiz sebepleri;
1.28.03.2011 tarihli kira protokolü başlıklı belge sunarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Atılı suçu işlemediğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılan ile aralarında düzenlenen 20.03.2011 tarihli kira sözleşmesinin 8 numaralı maddesinde yer alan “500” ibaresini “5000” olarak, 11 numaralı maddesinde yer alan “2” ibaresini “8” olarak değiştirip aralarında devam eden hukuk mahkemesinin görüldüğü … 5. Sulh Hukuk Mahkemesine sunması nedeniyle hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık sahtecilik yapmadığını, aralarında düzenlenen ilk sözleşmenin iptal edildiğini, sonradan ilk sözleşmenin iptal edildiğini de içeren başka bir sözleşme imzalandıklarını, o belgede düzeltme yapılmadığını ancak o belgeyi bulamadığını, yaptığı tadilatlar nedeniyle kendisinin mağdur edildiğini beyan etmiştir.
3. Katılan, sanığın yazılı sözleşme ile kiraladıkları yere anahtar almadan kapıya zarar vererek girmesi nedeniyle sözleşmeyi iptal ettiklerini, kendisinde bulunan sözleşme aslını yırttığını, sanığın bu yeri ısrarla kiralamak istediğini söylemesi üzerine hazırladığı yeni sözleşme ile yanına gittiğinde yine henüz sözleşme imzalanmadan kiralanan yere girip büyük tadilat işlerine başladığını tespit edince sözleşmenin imzalanmadığını, tahliye davası açtıklarını, sanığın suça konu belge üzerinde değişiklik yaparak hukuk mahkemesinde devam eden davaya sunduğunu beyan etmiş, şikayetçi olmuş ve hakkında katılma kararı verilmiştir.
4. … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan 10.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşmenin ön sayfasındaki kira müddeti ve iç sayfadaki özel şartlar bölümünün 11. maddesinde yer alan “8 yıl” ibaresinin daha önce “2” olduğu, özel şartlar bölümünün 8. maddesindeki “5000 dolar” ibaresinin daha önce “500 Dolar” olduğu, “Not” ibaresi ile başlayan kısmın ise sonradan ilave edildiğine dair bulgu saptanamadığı bildirilmiştir. Söz konusu raporda değişikliklerin kim tarafından yapıldığına ilişkin bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
5. Mahkeme tarafından söz konusu bilirkişi raporu, sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Sanık ve müdafi temyiz dilekçelerinde eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, … 11. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası içeresinde diğer sözleşmelerin bulunduğu iddia etmişlerdir. Yine sanık, katılanın daha önceki sözleşmelerin geçersiz olduğunu, 8 yıl boyunca kira alınmayacağını, depozite olarak 5000 dolar alındığını, sanığın kiralanan yere büyük miktarda harcama yaptığını içeren, katılanın ve kendisinin ıslak imzaları bulunan 28.03.2011 tarihli kira protokolü başlıklı belge sunduğu anlaşılmıştır.
7. Mahkeme tarafından suça konu belgenin hangi tarihte ve kim tarafından … 5. Sulh Hukuk Mahkemesine sunulduğuna dair bir belirleme yapılmamıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalardaki savunması, temyiz dilekçesinde yeni bir delil olarak 28.03.2011 tarihli belge sunması, suça konu sözleşmedeki değişikliklerin aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmamış olması, suça konu edilen belgenin hangi tarihte mahkemeye sunulduğunun belirlenmemesi, sanığın savunmasında belirtiği ve … 11. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası içerisinde yer aldığını belirttiği diğer sözleşme asıllarının araştırılmaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından;
1. 28.03.2011 tarihli kira protokolü başlıklı belgenin taraflara gösterilerek imza ve yazıların kime ait olduğunun sorulması, inkar halinde bu belge üzerinde imza ve yazıların, yine suça konu kira sözleşmesindeki değişikliklerin aidiyeti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanığın var olduğunu belirttiği diğer sözleşmelerin sanıktan Mahkeme bilgileri öğrenilerek araştırılması,
2. Suça konu belgenin kim tarafından ve hangi tarihte … 5. Sulh Hukuk Mahkemesine sunulduğunun belirlenmesi,
Sonucuna göre diğer delillerle birlikte sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyete hükmolunması,
3. Kabule göre ise;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/614 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.