YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6381
KARAR NO : 2023/1219
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Başarı Özel Eğitimcilik” ibaresi ile ticaret hayatına başladığını, usulüne uygun olarak ticaret unvanını tescil ettirdiğini, bu ticaret unvanı ile 06.09.2011 tarihinde anasınıfı ve ilköğretim sınıfları için Milli Eğitim Bakanlığından ruhsatname aldığını, 2001 yılından beri “Başarı Koleji” ibaresini fiilen ve hukuken kullandığını, 2017/71738 sayılı “Başarı Koleji 2001” ibareli marka başvurularının 2007/00071 sayılı “BAŞARI KOLEJİ ŞEKİL” ibareli marka nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca YİDK tarafından nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin başvurusu ile redde mesnet marka arasında anılan madde anlamında benzerlik bulunmadığını, kelime, şekil, renk unsurlarının tamamen farklı olduğunu, markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim göz önüne alındığında markalar arasında ilişkilendirme ihtimali bulunmadığını, eğitim kurumlarında tüketicilerin bilinçli olduğunu, müvekkilinin “Başarı” kelimesini tescili bir sınai hak olan ticaret unvanına dayanarak kullandığını, bu unvanın marka olarak tescil edilmesinin en doğal hakkı olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’in 2018-M-2447 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markanın 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ayırt edilemeyecek derece benzer olduklarını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markasının “BAŞARI KOLEJİ+şekil+ 2001″, mesnet markanın da” BAŞARI KOLEJİ+şekil” ibare ve görselini içermesi karşısında markalar arasında yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığı, başvuru markasında yer alan şekil unsuru ile 2001 sayısının mesnet markada yer almadığı, markalar arasındaki benzerliğin 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında mutlak red sebebi olarak değil nisbi red sebebi olarak itiraz üzerine ele alınması gerektiği, aksi yönde verilen dava konusu YİDK kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK’nın 2018-M-2447 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet alınan markanın 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, her iki markanın esas unsurlarının “BAŞARI KOLEJİ” ibaresinden oluştuğunu, başvuru markasının farklı renkte ve şekilde yazılmasının Mahkeme kararının aksine markaya fark edilir ayırt edicilik katmadığını, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin, marka olarak tescil edilemeyeceği, anılan madde hükmü uyarınca, davalı tarafından resen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerektiği, somut olayda başvuru konusu ve redde mesnet marka işaretleri arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.